ALLAH’A NASIL ORTAK KOŞULUYOR

Ayetlerden anlaşılan şüreka kelimesi, şirk ve ortak koşanlar olarak, bu dünyada sözlerine uyup dinledikleri/taptıkları olarak açıklanıyor, canlı veya ölmüş hatırlı peygamberler, veli, evliya, şeyh, yatır gibilerdir. Allah peygamberlerine bile böyle bir yetki vermemiştir, ayetler Kuran’da, daha direnip, mazeret aramanın veya zorlamanın anlamı nedir acaba? 9/Tövbe 31, “Yahudiler Allah ile birlikte bilginlerini, hahamlarını Hıristiyanlar da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih/İsa’yı rabler edindiler. Halbuki, onlara ancak tek Allah’a kulluk etmeleri emir olundu. Allah’tan başka tanrı/sözü dinlenen/emrine uyulan yoktur, Allah bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır.” Allah bizleri bu ayetlerle korumak istiyor.
İnsanların, kutsadıkları insan ve diğer nesneleri tanrı edinip edinmediklerini bir daha sorgulamaları gerekiyor. Sayı ile tapınmanın, aşırı sevmenin, kul köle olmanın, Allah’ın emirlerini yaparken yanında, mezhep, tarikat, şeyh, cemaat gibilerin sözlerini de dinmiş gibi zannedip karma bir din anlayışı oluşturulursa, yani hem Allah’ın emirlerini, hem de yanında diğer kişilerin sözlerini din edinip, bu Kuran’da yok, demek ki bunlar bizim için din değil denmesi gerekirken, Allah’ın emri ve sözü dindir, din yalnız Allah’ındır, diğer insanların, mezheplerin, tarikat ve cemaatlerin sözleri din değildir sadece zamana göre görüştür diye inanılması gerekir. Allah’ın emri ve sözü dışında, kim olursa olsun, peygamberler, melekler, veli, evliya, mezhep, tarikat, şeyh, alim, ulema bunların sözleri görüşleri doğruda olsa din değildir, eğer din diye inanılır ve hayatında uygulanırsa işte şirk ve ortak koşmak olur, Allah bunu kabul etmiyor ve gücümü, hakimiyetimi, din koyma yetkimi kimse ile paylaşmam diyor. Onun için Allah bu yetkisini, peygamberlere, meleklere, mezheplere, tarikat ve cemaatlere, alim, ulemaya vermemiş ve verenleri din zanneden ve inananları şirk ve ortak koşanlar olarak açıklamıştır. Allah dinimi sonlandırdım, tamamladım ve Benim sözlerimi değiştirecek kimse yoktur diye açıklıyor, bizde hayır Allah’ım, peygamberlerimizin, mezheplerimizin, tarikatlarımızın, şeyhimizin, alimlerimizin de şu sözleri var bunlara da uyalım demeye getiriyoruz ve Allah’ı unutan, cahil, bir şey bilmeyen konumuna getirmiş oluyoruz ki, bundan ve benzeri şeylerden şirk ve ortak koşmuş oluyoruz. 16/Nahl 51, “Allah buyurdu ki, iki tanrı edinmeyin, O ancak bir tek tanrıdır, o halde yalnız Benden korkun.” 16/Nahl 52, “Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır din de yalnız Allah’ındır. O halde Allah’tan başkalarından mı korkuyorsunuz.” Dinin tek sahibi Allah’tır, din adına tek hüküm koyucu yine Allah’tır, Allah mesajlarını insanlığa Kuran vasıtası ile eksiksiz, çelişkisiz, ayrıntılı, açıklayıcı olarak tamamlamıştır. Kuranı insanlara ilk ileten, yanında bulunan Müslümanları toparlayıp öğütleyen, kendiside yalnız Kuran’a uyup başka hiç bir şeyi kabul etmeyen peygamberimiz, Kuran dışında hiç bir hadis veya başka bir şey öğretmemiş ve yazdırmamıştır. Peygamberimizde, dinin kurallarını, Kurandan öğrenmiştir. 42/Şura 52, “ İşte böylece sana da emrimizle Kuran’ı vahiy ettik,Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin…” bakın 21/Enbiya 45, “De ki: Ben sadece vahiy ile sizi ikaz ediyorum, fakat, sağır olanlar, ikaz edildikleri zaman bu çağrıyı duymazlar.” 6/Enam 50, 10/Yunus 109
İnsanlar, kutsadıkları canlı ve cansız varlıkları neden Allah’a şirk ve ortak koşarlar bu sorunun cevabını Allah yunus suresinde şu şekilde açıklıyor.

#kemalyavuz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.