EKOLOJİNİN SOSYOLOJİSİ YA DA PSİKOLOJİSİ

 

 

 

 

 

Eylül ayı gelmişken neden Ekolojiden bahsetmeyelim? Ekoloji diyince sanırım kafalarda doğadaki dengeler, ölüm kalım savaşları,bir canlı ölecek diğeri yaşayacak gibi klasikleşmiş düşünceler geliyor.E bizde çoğu fikri yada düşünceyi müzminleştirme sürekli olağan hale getirme hastalık gibi sanki genetiğimize işlemiş.Belki böyle düşünceleri olmayanlarda vardır tabi bir parkta yürürken çimenlere basan kişiler ekoloji  nedir bilmiyorum? Derse şaşırmamak lazım.. Ekoloji bir sistem halinde yürüyen doğal dengeyi ve işleyişini inceleyen bilimdir. İnsan ve doğa ve toplum ilişkisi de kaçınılmaz haliyle…Eylül hep bi hüznü çağrıştırır,benim kafamda. Genel inanışta bu yönde galiba, yaz ayının bitimi dökülen yapraklar ömründe bahar dökümü gibi adeta…Ölümü çağrıştırması dolayısıyla yazımın sonunda biraz bu konuya da gireceğim.

Şimdi biraz insanoğlu tabiatı ve toplumsal olaylara bakış açıları çerçevesinde biraz açıklama yapmak istiyorum; Son yıllarda doğa tahribatını bir yana bırakalım insan insanı çekemiyor. Oysa eskilerde hep birbirine saygı sevgi bir tarafa doğaya Allah’ın o güzel mucizevi yaratımına saygı doğal bir davranıştı fakat tüketme bağımlısı insanoğlu kendi cinsinden gayrı her şeyi yok etmeye meyilli …Bilenler bilir Kızılderili kabileleri o denli bir hayat felsefesi benimsemişlerdi ki; Yıllar öncesinde toplumsal bir ön kabülle bir birlerine saygılı ve sevgili olmayı aynı saygıyı doğaya ve tabiata göstermeyi hayat felsefesi haline getirmişlerdi. Kimse kimsenin mülküne sahip çıkmaya çalışmıyor, yere tükürmek dahi saygısızlık sayılıyordu. Yazılı kayıtlarda bu dönemlerde Dünya sisteminin ne duruma geleceğini dahi görebiliyor ve uyarılarda bulunuyorlar idi. İnsanoğlunun bu hiç bitmeyen istekleri ve benciliği etrafındaki her şeyi yok etmeye yönelik işlev görüyor. Avrupa ülkeleri sömürü ve tahribatta sınır tanımıyor, 2. Dünya ülkeleri sömürülürken önüne geçen her şeyi silip süpürüyor. Medeniyetler çatişması ayrı şekilde ele alınabilir. Avrupa ülkelerinin çoğunda kendi medeniyetini yaşatma ve yüceleştirme şeklinde davranış kalıpları ve dış politika stratejileri görebiliyor ve izliyoruz. Ekolojik dengenin bir benzerinin aslında toplumda da var olduğunu görebiliriz. Mesela ülkelerin ekonomi politikaları en doğal örneklerindendir. Eski medeniyete sahip olmayan ülkenin parası az ya da değersizdir. Teknolojik gelişmelerde diğer ülkelerde daha yavaş gelişir. Bilinçle gelen bir kültürel miras toplumsal hayatın her yanına yansır. Bizler Türkler olarak çok eski köklere sahibiz ve şanslıyız. Fakat bir çok kişi bizlerin Doğu medeniyetine mi ait yoksa Batı’ya mı aitiz? Şeklinde düşünce ve araştırmaları da var. Yönümüzü batıya dönmüş fakat Doğu’yu çok iyi tanıyan bir milletiz, bana göre ve toplumsal, bürokratik,dış politika felsefemizi de bu yönde oturtmalıyız.Ekoloji aslında doğanın savaşıdır ve toplumsal hayatta aslında bi nevi savaştır.Başarılı olanlar yaşar,başarısızlar yok olur bunu toplum bazında incelersek savaşmak kaçınılmaz olacak sanırım.

Eylül ayının psikolojisi ya da yas matem psikolojisinden kısaca bahsedeyim: Eylül ayı çoğu insanda kayıpları çağrıştırır çünkü Son bahardır. Doğa kendini kışa hazırlar değişim ve yokoluş ama hep arkasından bahar geleceğini bilir insan tıpkı yas gibi kayıp gibi, bir yakınımızı kaybettiğimizde aynı duyguları yaşarız. Önce onu kaybettiğimizi kabul edemez, sanki hep bi yerlerden çıkıp gelecekmiş gibi hissederiz,sonra kendimiz sorgular ve vicdan azabı duyarız zaman zaman, onunla daha fazla vakit geçirseydim,yada ona iyi bakamadım gibi düşünceler sürekli gelip geçer aklımızdan, bir çok duyguyu da bir anda yaşarız üzüntü,çelişki, kabullenmeme gibi. Yas süresince etrafımızdaki insanlara kaybımızın üzüntüsünü paylaşmalı ,duygularımızı bastırmamalı ve yalnız kalmamaya özen göstermeliyiz. Her son bahar aslında gelecek baharı bir daha bize kavuşturacaktır, kayıplar ve acılarıyla… Biz pozitif olalım…

Özde toplumsal yada psikolojik hayatta var olabilmek ve çevremize zarar değil daha çok yarar sağlayarak yaşayabilmek için vicdanlı olalım, hem kendimize hem çevremize…

PSİKOLOJİK DANIŞMAN;SEBİHA ERGÜN

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla