O Köşk Mahallesi sakinlerinin muhtar ablası muhtar teyzesi. Mahallelinin her zaman yanında olan ve yaptıklarını sadece Allah rızası için yapan muhtar olmaya iki gecede
karar veren Dilek Üstündağ, gazetemiz Meydana konuştu. Kendisini sıra dışı biri olarak niteleyen Üstündağ, kendisini Dilek üstündağ, bilinmeyen yönleriyle haberimizde…

Hedef olarak herhangi bir şey koymamıştık. Muhtarlık seçimlerine gözü kapalı girdim. Muhtar adayı olmaya iki günde karar verdim. Seçim esnasında eşim, dostum bana çok destek oldu. Hızlı bir çalışma başlattık. Öylelikle başladık ve üç yıldır buradayım. Allah utandırmasın. Muhtarlığa oturunca ilk başta çok fazla zorlandık neyin ne olduğunu bilmiyoruz. Muhtar seçildiğimde dediğim gibi kaymakamlık bize bir anahtar bir mühür verdi git muhtarsın dediler. Sistemi kullanmasını bilmiyoruz kime ne evrak verilir bilmiyoruz. Hiç bir şey bilmiyoruz. Muhtarlık binamız eski köhne bir binaydı. Sağ olsun belediyemizin desteği ile muhtarlık binamızı boyattık. Çatımız akıyordu onu onarttık. Duvarlarımızı duvar kâğıdı yapıştırttım. Muhtarlığımızın dış kapısını değiştirdim. BETEM İnşaat’ın yetkilisi arkadaşım olduğu
için kapılarımızın değişiminde bana çok yardımcı oldu. Ve binamızı düzelttikten sonra sıra içine gelmişti. Kendi imkanımla muhtarlığımızın içine mobilya aldım. Kaliteli bir mahalle diye her şeyin en iyisini aldım. Ve kendi aldığım mobilyaları belediyeye zimmetleydim. Çünkü muhtarlık sloganım “SIRADIŞI BİR MUHTARLIK ANLAYIŞLA GELİYORUM” du. Ve bunu nasıl buldum diye soracak olursanız çevremde beni tanıyan dostlarımıza beni tanımlarsınız diye sorunca “Sıra Dışı” dedi hepsi. Eşim Kayseri’nin yerlisi, babam köylüsü. Annem aydınlı ben Hollanda’da doğdum Almanya’da büyüdüm. Bundan dolayı yapımda farklı kültür ve sıra dışılığın etkisi var.

MUMDUH BAŞKANIMIZDA ŞAŞIRMIŞTI
Aldığım mobilyaları belediyeye zimmetlememi duyan Melikgazi Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç, ilk önce şaşırdı ve muhtarlar genellikle bizden ister ilk defa bir muhtarımız belediyeye bir şey veriyor demişti. Başkanımıza da bu durum farklı gelmişti. Daha sonrasında Güzin Ablacılığa başladım. Sonra herkes muhtar teyze, muhtar abla demeye başladı. Arkadaş çevrem bu konuda beni çok destekledi.
MAHALLESİNİN MUHTAR ABLASI MUHTAR
TEYZESİ OLDUM
Yani şu anda sıkışıyorum 300 lira lazım diyorum öğleden sonraya gönderiyorlar. Hiç yok demiyorlar. Az
önce de bahsettiğim gibi mahallemizdeki ihtiyaç sahipleri ilaçlarına kesinlikle fark ödemiyorlar. Eczanenin biriyle anlaştım gencecik bir çocuk. Allah razı olsun orda benim hesabım var muhtar diye. İhtiyaç sahibi reçetesini getiriyor tarih yazıyorum mühür basıp imzalıyorum ilacını alıyor farkı bilgisayara kaydediliyor. Hatta bir tane şikayet var bu konuyla ilgili olarak benim için.
Cimer’e şikâyet etmişler beni cumhurbaşkanlığına. Şikayet, eden şahıs şöyle zannediyor herhalde. Muhtarlığın belirli bir bütçesi var bende eczaneyle anlaştım o pastayı beraber yiyormuşuz. Muhtarlığın bütçesi yok. Kim bağış yaptıysa orda benim arkadaşlarımın adı duruyor listede. 300 lira 500 lira 600 lira 100 lira benim arkadaşlarım eczaneye para bırakıyor fakirler oradan ilaç alıyor. Hepsinin tarihiyle adı kayıtlı. Ya böyle projeler yapıyorum ama işte bunu kimse bunun dediğim gibi reklamını yapmıyoruz. Reklamını yapsan her gün televizyona da çıkarsın gazeteye de çıkarsın dergiye de çıkarsın. Ev kirasını ödediğimiz ablamız var. Çocuğu yok bunların. Kocasına sigorta yatırıyoruz biz. Şuanda 2 yılı var kocasının emekliliğine. Kadının hayatını garanti altına almak için bunu yaptık. sosyal yardımlaşma
da yardımı kesti sigorta yatınca ama 2 yıl sonra o ailenin hayatını kurtaracağız. Ev kirasını ödüyoruz, gıdasını her şeyini temin ediyoruz. Sigortası da bitince 2 yıl sonra bunlar emekli olacaklar. Kocasına Allah korusun bir şey olursa kadın kimin yanına olursa sığar. Bugün en az 1200-1300 lira maaş alacak o kadın. Bunlar benim vicdanımı çok rahatlatıyor. Öğrenciler, onların kırtasiye yardımlarını karışılıyoruz. Listelerini getirirler biz alırız teslim ederiz. Kışlık iki okulumuzun botunu montunu işte dün liste yaptım eşime verdim borsaya bırak bunu ticaret odasına.


BU İŞİN REKLAMI OLMAZ
Şimdi ben Yaktaş’da çalışıyordum özel idarede. Ondan dolayı da belediye özel idare ticaret odası ticaret borsası esnaf sanatkarlar birliği hepsi beni tanır. 25 yıldır çalıştım. Borsa başkanımız sağ olsun bana her sene yardımcı oluyor. Liste çıkartıyorum çocukların adı soyadı cinsiyeti yaşı ve ayakkabı numaralarını veriyorum ve onlar bana temin ediyorlar. Hatta ben bunları alıp okula götürüp orda çekim yapıp işte muhtar çocukları giydiriyor demiyorum. Bu çocuklara öğretmenleri akşam çıkarken muhtar teyzenize uğrayacaksınız diyorlar çocuklar geliyor adını söylüyorlar buradan ayakkabılarını montlarını giyip evlerine gidiyorlar. Herkes reklam yapıyor ben sosyal medyadan takip ediyorum utanıyorum.
Şunu ben kendi cebimden yapmıyorum bakın. Ben şu listeyi hazırlıyorum. Ben emek sarf ediyorum,
sadece aracıyım. Bunun reklamı yapılmaz. Bana da diyorlar ki işte yap kendini göster bir daha ki seçimlere hazırla. Ben oldum olası bu tür şeyleri seviyorum. İnsanlara yardım etmeyi seviyorum. Bu tür projelerde de devam edeceğim. Muhtar olmadan önce de bir derneğe üyeydim. Orda çocuklara yardım ediyordum. El altından toplardım verirdim. Mesela bana derlerdi ki şurada şu öğrencilerin ihtiyacı var tamam hiç sorun değil temin eder ve verirdim. Hatta dün annem burada ben botlarla montlarla ilgilenince bana şey dedi
37 ÇİFT BOT TOPLADIM
Küçük oğlum 1.sınıftaydı. Şuan 20 yaşında üniversite öğrencisi. Botu delinmişti. Bende çalışıyordum o zaman yaktaşta. Öğlen izin aldım müdürden 1 saatliğine çıktım oğluma kar botu aldım. Altı demirli kaymasın diye. Okula götürdüm öğretmenden müsaade aldım çocuğun botunu değiştirdim. Öğretmen dışarı çıktı hiç unutmuyorum. Dilek hanım bu botu ne yapacaksınız dedi. Atacağım dedim. Dilek Hanım sınıfta o kadar çocuk var ki ayaklarının altı yok dedi. Ben o gün o kadar utandım ki kendimden. Ben çocuğuma 100 dolarlık bot aldım ayağı gitmesin diye. Tekrar gittim genel müdürden izin aldım. Çarşının içini düvenönünü gezdim, o gün 37 çift bot topladım 37 çift. Gittiğim yerde anlattım bot aldım anlattım bot aldım. Adidas’tan bile aldım o gün ve hepsini okul kapanmadan öğretmeni çağırdım. Hocam sınıfta kaç çocuk varsa buradan giydir artanı da müdür beye verelim diye. Onu hiç unutmuyorum. Bu
tür projelerde olmayı seviyorum.


ALLAH BİLİYOR O BANA YETER
Mesela ramazanda iaşe aldım. Belediye 5 tane veriyor ve biraz önce duydum ya birini eve götürdüm. İçinden şekerini alırlar çayını alırlar ikram ediyoruz derler. Kocam gelen her iaşeyi buraya getirir. Beğendik sağolsun kocamın kuzeni İbrahim Bahçeci her sene 20-30 arası iaşe verir. Çarşıbaşı şekerleme. Aynen. 10-15-20 iaşe verir. Recep Tiritoğlu aynı zamanda meclis üyesi. Ne zaman başım sıkışsa yardım eder. Kurbanda yurtdışındaki akrabalarımı ararım hepsi 2-3 kurban kesiyor kurban parasının birini bana yatırın. Tamam. Arefe günü bütün ihtiyaç sahiplerinin evlerine önceden birer tane kurbanları gider. Bunları sadece benim azalarım biliyor. Komşularım biliyor akrabalarım biliyor. Birde Allah biliyor. Çarşambaları pazara gideriz azalarla hepsinden bir şeyler toplarız buraya getiririz ayırırız fakirlerin evine bırakırız. Şimdi Pazar projelerimizi azalttık şirketleri arıyoruz hemen yardımcı oluyorlar. Ama bunu beni tanıyanlar yapıyor. Çalışma saatimiz yok. Vatandaş muhtarı arar bulur. Ama kanun şunu diyor. Çalışma saatini belirler kapıya görünecek yere ilan eder ve o saatte burada durur diyor. Ben sabah 10.00-12.00, 13.30-16.00 kesinlikle buradayım. 16.00’dan sonra ise muhakkak herkese numaramı kaydetmesini bana telefondan ulaşmasını söylüyorum. Gereğini yapıyorum.

ÇOK DUYGUSAL VE VİCDANLIYIM
Çalışma şeklim güzel ama herkes bilmiyor. 30 000 nüfusu var mahallemizin. 15000 seçmenim var. Gelen öğreniyor ve çok mutlu ayrılıyor. 2 yıl sonra yapılacak olan seçimde kapı kapı gezmeyeceğim. Ben kapı kapı gezerek muhtarlık yapamam. Bana diyorlar ki gezmezsen seçilemezsin diyorlar. Vallaha seçilemezsem ben kaybetmem. Buraya geldiğim günden beri zarf usulü çalışıyoruz. Bunu ilk biz yaptık. Çok duygusal ve vicdanlı bir insanım. Ve ben gibi çevremdeki insanlarda çok ince düşünüyor.
HEPSİ KOMŞUM HEPSİ KADIN OLACAK
Azalarım da bana yardım topluyorlar. 8 tane azam var hepsi de komşum. Sonraki seçimlerde de hepsi komşum olacak. Öyle oy toplayım diye başka başka binalardan azam olmayacak. Yine hepsi komşum olacak hepsi de kadın olacak. Özellikle de teknolojiden çok faydalanıyorum. Vatandaşla teknoloji sayesinde haberleşiyorum. Muhtarlığımıza gelenlere whatsapp üzerinde de irtibat kuruyorum. Mahallelerde yaşanan sıkıntıları bana çekip atıyorlar. Bende gereken ilgili yerlere bildiriyorum.
RÖPORTAJ :GÜLDEN ÇOKTAN

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla