HZ. MUHAMMED’İ, KURAN’A GÖRE ANLAMAK

Allah Kuran’da, peygamberlerin iki durumundan bahsediyor. Bunlardan biri bazı peygamberlerin öldürülmesi, buna misal olarak, 4/Nisa 155 “Sözlerinden dönmeleri, Allah’ın ayetlerini inkar etmeleri, HAKSIZ YERE PEYGAMBERLERİ ÖLDÜRMELERİ ve kalplerimiz kılıflanmıştır demeleri sebebiyle onları lanetledik, türlü belalar verdik. Onların kalpleri, kılıflı değildir, tam aksine küfürleri sebebiyle, Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur, pek azı müstesna artık iman etmezler.” Allah’ın emrine, uymayıp isyan ediyorlar, kendilerine gelen peygamberleri de öldürüyorlar, sonrada kalplerimiz kılıflandı diye suçu Allah’a atıyorlar. Allah’ta, suçu bana atmayın, esas suçlu sizsiniz, küfrünüz sebebiyle kalplerinizi siz imana karşı kapattınız, imana gelmediniz, imansız kalplerde elbette kilitlenir/kılıflanır, bu sizin tercihinizden dolayıdır diye, gerek onları, gerekse gelecekteki bütün insanlığı uyarmaktadır.
Diğer, bir uyarıda, Peygamberleri kutsallaştırmaktır. Buna misal olarak ta 9/Tövbe 30, “Yahudiler, Üzeyir Allah’ın oğludur dediler, Hıristiyanlar da, Mesih/İsa Allah’ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. Sözlerini daha önce kafir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar, Allah, onları kahretsin. Nasılda haktan batıla döndürülüyorlar/dönüyorlar.” Allah, bunlara uyarı cevabını şöyle veriyor, 6/Enam 101, “Allah, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Allah’ın, haşa eşi/hanımı, olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir. Her şeyi Allah yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla O, bilir.” Allah, bunları anlatırken, bu gibi sapık fikir ve düşüncelerin, Müslümanlarca yapılmamasını uyarı olarak önümüze koyuyor. Özellikle de, Hz. Peygamberi, kutsallaştırıp, tanrılaştırılmaması için gereken uyarıyı, Müslümanlara, Kuran’da, yapıyor. Allah, Peygamberimize kendini tanıtmasını, kendi kimliğini ortaya koymasını Kuran’da şu ayetle emrediyor. 17/İsra 93, “…De ki: Rabbimi tenzih ederim, ben sadece beşer/insan olan bir resul/elçiyim.” Yani Peygamberimizin insan olduğu ortaya çıkartılıyor ve insan kim olursa olsun tanrılaştırılamaz vurgusu ile uyarılıyoruz. 41/Fussilet 6, ”De ki: Ben ancak sizin gibi bir insanım, bana ilahınızın bir tek ilah/Allah olduğu vahiy olunuyor. Artık Allah’a yönelin, Allah’tan mağfiret dileyin, ortak koşanların vay haline.” Tabi ki, Allah’a yönelme iman, itaat, tevhit, ibadet ve ihlasla mümkündür, şeytanın telkinlerine uymamak ve Allah’a ortak koşmamaktır.
Hz. Peygamberin ve diğer peygamberlerin vahiy almış olmaları ve peygamber olarak seçilmeleri onun ve diğerlerinin, beşeri/insani kimliklerini ortaya çıkartıyor ve bunlar yaratılmış kullardır rableştirilemezler deniyor. Yine peygamberler ve bizim peygamberimiz Allah tarafından korunuyor. 93/Duha 3, “Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.” 93/Duha 6, “O, seni yetim bulup barındırmadı mı?” 93/Duha 7, “Şaşırmış bulup ta yol göstermedi mi ? ” 93/Duha 8, “Seni fakir bulup zengin etmedi mi?” ayetlerden Resulün yetim bulup barındırmadı mı? şaşırmış bulup yol göstermedi mi? Fakir bulup zengin etmedi mi? bu sıfatlar bir kulda insan/beşer de bulunan sıfatlardır. Onun için yetim, fakir, şaşırmış bir varlığa peygamberlik sıfatından başka bir sıfat olan tanrılık sıfatı verilemez. Tanrı olan, bu ve benzeri sıfatları taşıması lazım. Yine, Allah, peygamberleri ve peygamberimizi, Allah’a kul olup ibadet yapmalarını da emrediyor. 21/Enbiya 73, “Onları/peygamberleri, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahiy ettik.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.