‘’Kadın var

Çörden çöpten aş eder,

Kadın var

Pişmiş aşı taş eder.’’

Değerli okurlarım,

Tüm insanların  kendilerine göre   bir  becerileri , kendilerine göre beğendikleri  vardır. Yukarıda ki söz kime ait bilmiyorum ama  yıllar önce vefat eden  komşumuz Recep ÖTÜN ( Allah rahmet eylesin)  amca vardı bu sözü çok söylerdi.  Bu sözün önemini şimdilerde daha iyi anlıyoruz. Gerçek manada gerekse mecazi anlamda birçok konuya ışık tutuyor. Örneğin ticarette, örneğin siyasette, örneğin  idarecilikte, …Birkaç gün önce  Cuma günleri İncesu da kurulan pazardan bir şeyler alayım diye  dolaştım.. Pazar esnafının, İncesu Çarşı Esnafının hemen hemen hepsini  tanırım.  Kime dokunsan  AH!!::: çekiyor.  Kime sorsam ,sorma Hocam diye  sızlanıyor.

Esnaflar  şikayetçi, tüketiciler şikayetçiden şikayetçi,  alıcıda, satıcıda şikayetçi,memur emekliler şikayetçi,  sanayici feryad ediyor, öbür taraftan üretici tüm şikayetçi.,

Pekii ne kaldı geriye..Bizi yöneten  siyasetçiler… Onlarada sormadan cevaplarını vereyim… Onlarda tabiî ki soğan ve patatesi depolarında korumak amacıyla bekletenlerden  şikayetçi.

Değerli okurlarım..

Ülkemiz büyük badireler atlatarak  bu günlere geldi. Geriye pek aklım ermez 1960 lı yıllardan bu tarafı az çok bilirim.  1960 ihtilalini,  12 Eylül darbesini,15 Temmuz ihanetini  yaşadık.. Ekonomik krizler gördük. Yüzde yüz enflasyonla karşılaştık. Onların hepsini millet olarak atlattık. 2000 li yıllarda Kemal Derviş’in acı reçetesiyle üç partiyi sandığa gömdük, yeniden silkindik..Güzel gidiyorduk.. Devletimizin gelirleri artmıştı. Ne acı ki  özelleştirmeyle millet malları yok edilmeye başlandı, işte kara günler geriye dönmenin adımlarını da attı.. 2018 in yarısına geldik ki ekonomik fırtına koptu.. Dış güçler dedik, emperyalistler dedik, Ey Amerika, Ey Avrupa naraları attık. Yıl sonunda  Tüm milletin gözünün içine baka baka yalanlarla  kendimize %26 zam  yaparken memurlara emeklilere % 11 zammı uygun gördük..

Üreticinin, tüketicinin, siyasetcinin, patronun, işcinin feryadı işte bundan… GELİR ADALETSİZLİĞİNDEN Yöneten siyasetçilerin HEP BANA, HEP BANA demesinden… Muhalefetinde buna  yeterli tepkiyi verememesinden. İktidar yada muhalefet in  Büyük Millet Meclisindeki 600  vekilinden hangisi biz bu zammı kabul etmiyoruz diye  hazineye geri ödedi.. HİÇBİRİ… Ne diyelim… Hepsine de AFİYET OLSUN… Eğer vicdanları rahatsa,… Eğer uykuları kaçmıyorsa, Eğer biz görevimizi helaliyle yapıyoruz diyorlarsa. Akşam evlerinde sofralarına oturduklarında  yedikleri lokmanın helal olduğunu düşünüyorlarsa.

Bizi yönetenler  bırakalım çörden çöpten aş yapmayı,  kazanlar dolusu,  milyonları doyuran fabrikalarımızı , limanlarımızı,  hazine arazilerimizi sattılar tükettiler. .Hala memnun olmadılar, sistemi değiştirlim, yüz senelik Cumhuriyeti  suçlayalım  bir bahane bulalım  sevdasına kapıldılar,  yinede memnun olmadılar. Çünkü  ;

Plansızlık var, proğramsızlık var,  israf var,  gelir dağılımında adaletsizlik var, BEN… BEN… BEN OLMA SEVDASI VAR. İşte bu nedenle   çörden çöpten aş yapamıyoruz, PİŞMİŞ AŞI TAŞ YAPIYORUZ. Hiç kimseyi memnun edemiyoruz.  Kalın sağlıcakla.  5.12.2019 Mehmet SARI

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla