KIZIM ÇOK İNATÇI NE YAPABİLİRİM?

Herkese mutlu günler diliyorum… Ben 33 yaşında 3 çocuk annesiyim. 7 yaşındaki kızım ne dersem tersini yapıyor. Çok inatçı . Onu ikna etmek o kadar zor ki . Kitlenip kalıyorum. İnadını kırmak için ne yapabilirim?

 

Değerli okurum,  inadını kırmaktan bahsetmişiniz. Bu durumda  maalesef ilk önce sizin inadınızı kırmanız gerekiyor. Çünkü inat tek taraflı değildir. Yani çocuğunuzla kurduğunuz iletişim yönteminizi en baştan sorgulamanız gerekiyor. Muhtemelen kızınızın sizden almak istediği şeyleri – sevgi, ilgi, güven , yüreklendirme vb. –  alamıyor ve karşı gelerek sizin deyiminizle “inatlaşarak” gerçekleştiriyor.

Normal şartlar altında bahsettiğim tüm vermeniz gerekenleri verdiğiniz halde (kime göre tabi ki psikoloğa ya da bilir kişiye göre) kızınız yine de aynı tavırlar içinde ise bu durumu patalojik bir vaka olarak değerlendirmek gerekir. Onun teşhisini de ancak psikiyatr verebilir. Yani ne olabilir “karşı gelme bozukluğu “ . Kızınızda böyle bir alt yapı vardır ve siz yanlış hareketlerinizle tetiklemiş olabilirsiniz.

Peki ne yapılmalı? Şu anda siz çocuğunuzla masa tenisi oynuyorsunuz. Pinpon topunu bir o size atıyor bir siz ona . Kim daha güzel atarsa o kazanıyor. Genelde bu da kızınız oluyor. Şimdi ilk önce bu oyundan çıkmanız lazım. Çünkü bu oyunda kızınız sizden 1- 0 önde. Tam size topu attığında raketi bir kenara bırakıp oradan uzaklaşacaksınız ve geri döndüğünüzde onu şaşırtacaksınız. Çünkü artık farklısınız. Sizi farklı kılan şey ise çocuğunuzu kazanmak için cebinizde değişik ve doğru yöntemlerinizin olması.

Gelelim yöntemlere:

*ilk önce kızınıza davranışlarınızı masaya yatırmanız gerekiyor. Elinize bir kağıt kalem alın ve onunla nerelerde tıkandığınızı yazın. Ona nasıl davrandığınızı, neler söylediğinizi teker teker yazın. Onun sizden istediğine ne? Bunları teker teker sıralayın. Ve siz ne kadarını karşılıyorsunuz? Eğer çocuğunuz işitsel ise söylediğiniz her sözü altın harflerle beynine kazıyordur. İşitsel olduğunu nerden anlarsınız? Kendini ifade ederken ilk önce seslerden başlıyorsa seslerle ilgili kelimeleri çok kullanıyorsa işitseldir. Mesela ; “gittiğin piknikte neler yaptınız”dediğinizde  ; harikaydı, kuşların cıvıltılarını bir duysaydın anne mest olurdun… gibi ifadeleri bolca kullanıyorsa hayatı daha çok bu yönü ile değerlendiriyorsa işitsel demektir. Müzik kulağı iyiyse ….  Sözlere çok önem veriyorsa . Ortamda uygunsuz sesler mesela ;matkap sesi gibi herkesten daha fazla dikkatini çekiyorsa çocuğunuz işitseldir. Bu çocuklar okulda en güzel anlayan öğrencilerdir . Çünkü hocanın dikkatini çekmek için artı bir faaliyette bulunmasına gerek yoktur. O çocuk dinler ve anlar. Fakat görsel çocuklar işitseller gibi şanslı değildirler onlar bol görsellerle öğrenirler. Amacınıza ulaşmanız için bir takım görsellerle desteklemeniz gerekir.

İşitsel bir çocuğunuz varsa dezavantajı ; söylenilen her kelimeyi  dikkate alır. Özellikle 0-6 yaş arasında bu çocuklara dediğiniz her cümle çok etkilidir. Çünkü 0-6 yaş aralığındaki çocuğun bilinçaltı açıktır. Ve hangi sözcüklere maruz kaldıysa onu kabul eder. Yani bu çocuğa” ne kadar inat bir çocuksun “dediğinizde “ söylediğim herşeyin tersini yaparsın “dediğinizde hepsini doğru olarak kabul edip beynine yerleştiriyor. Aslında en başta biz etiketliyoruz çocuğu. Sen şöylesin sen böylesin diye.

*Yanlışlarınızı tespit ettikten sonra ilk 1 hafta sadece bu cümleleri söylememeye özen göstermeniz gerekiyor. Ve kızınızın yaptığı en küçük bir güzel hareketi övgüyle desteklemeniz gerekiyor. Fakat ne yazık ki en büyük sorunumuz karalı ve istikrarlı olamamamız. Söylendiği gibi bunları yapması o kadar kolay değil . Niye çünkü biz duygu durumu her an değişebilen dış faktörlerden bolca etkilenen bir “insan”ız. Yani robot değiliz. O yüzden anne ve babaları anlayabiliyorum . Fakat bu durumu bilmemiz hiçbir şeyi halletmiyor. Eğer çocuğumuzu kazanmak istiyorsak belirli bir dönem olağanüstü hal ilan etmemiz gerekiyor. Bunu da eşinizle birlikte. Biliyorsunuz tek kanatlı kuş uçmaz. Kanadın biri sağa yönelirken biri sola yönelirse yine uçamaz . O zaman  karı – koca birliktelik şart. Karı- kocanın ayrı olduğu ve çocuğun tek kişide olduğu durumlarda çocuğun velayeti kimde ise onun ilgilenmesi gerekiyor.

Bu basamağı hakkını vererek tamamladığınızda sorunun büyük bir çoğunluğu azalmaya başlayacaktır.

Diğer basamaklar daha içerikli olduğu için öteki hafta yazımda yer vermeyi düşünüyorum.

Yazımı bitirirken kısa ama bence altın anahtar ;

ÇOCUĞUNUZLA OLUMLU BİR İLETİŞİMDE BULUNMADAN HİÇBİR SORUNU ÇÖZEMEZSİNİZ.

Huzurlu kalın…..

DİLEK ALBAYRAK

SOSYOLOG AİLE DANIŞMANI

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla