Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmalarda çiftlere en az dört çocuk istediğini ifade ediyor ama çalışan annelerin iş hayatlarında yaşadıkları sıkıntılar anneleri çok çocuk sahibi olma düşüncesinden uzaklaştırıyor. Türk Sağlık Sen Kayseri Şube Başkanı Kamil Ünal, ilimizdeki devlet hastanelerinde kreşlerin kaldırılmasının anne ve çocuklara büyük problemler yaşattığını ifade etti.

Türk Sağlık Sen Kayseri Şube Başkanı Kamil Ünal, ilimizde bulunan devlet hastanelerinde kreşlerin kaldırılmasının anne, çocuk ve çalışma barışı açısından birçok sorunu da beraberinde getirdiğini söyledi. Ünal, “ Eğitim Araştırma Hastanemizde kreşimiz vardı. Doğumevinde kreşimiz vardı. Kreşlerimiz sudan bahanelerle kapatıldı. Birçok personelimiz çocuğunu hastanenin kreşine getiriyordu. Sabah gelirken çocuğunu kreşe getiriyordu ve kreşe bırakıyordu. Kreşler kapatılınca aileler dışarıdan kreş aramaya başladılar. Veya bakıcı aramak zorunda kaldılar. Bu durum birçok sıkıntıları da beraberinde getirdi. “diye konuştu.

ANNELERİN GÖZÜ ARKADA KALMIYORDU

Bugün Kayseri Eğitim Araştırma Hastanesinde 3300 personel çalışıyor. Bu 3300 personelin en az 1000 tanesi kreşle haşır neşir. Bir annenin doğum izni bittikten sonra süt iznini kullanacak. İdare diyor ki işe Ayşe Hanım, sen sabah sekizde geldin çok yoğun olan şu vakitler var ben sana birden ya da üçten sonra izin vermem şu aralarda kullansan ne olur? Böyle bir faydası da var. Ayşe Hanım’a diyor ki 11 ile 15 arası iznini kullan. Ondan sonra bize yardımcı ol. Kreş ordaysa Ayşe Hanım için hiçbir problem yok. Kreş zaten annenin elinin altında. O kreşte çalışanlar zaten bizim arkadaşlarımız olduğu için annelerin gözü arkada kalmıyor. Ve işini daha rahat yapıyor. Benim mesai arkadaşım çocuğuna gözü gibi bakar diyor. En kötü ihtimalde süt iznine gittiğinde çocuğunu görüyor. Burada güven meselesi çok önemli. Annenin gözü arkada kalmadığı için iş verimi de artıyor.

ZAMANDAN TASARRUF VARDI

Evi yakın olan anne rahatlıkla gidip geliyor. Ama evi yakın olmayan anne ya sabah geç geliyor ya da mesai bitiminde erken gidiyor. Bu da çalışma barışını bozuyor. Bebeğin belli aralıklarda beslenmesi lazım. Ama evi uzak olduğu için gidip gelme şansı olmadığı için sabah emzirdiğiyle anne işe geliyor. Mesai bitimine kadar gitme şansı olmadığı için mecbur mesai bitimini bekliyor. Kurumda kreş varsa anne süt iznini bile dert etmez. Anne bebeğini emzirip geliyor. Üç defa işinden 15 dakikalık ayrılıyor. Hizmette de aksama olmuyor. Üç saat süt izni kullanacağına 45 dakika kullanmış oluyor. Kreşe gidiyor çocuğunu emzirip tekrar işinin başına dönüyor.

ANNE MUTLU ÇOCUK MUTLU DEVLET MUTLUYDU

Kreşler varken hastane kreşinde hemşire olarak çalışan bir sağlık personeli ,ise durumu şöyle değerlendirdi; “Ben dört yıl kreşte çalıştım. Annelerin gözü kesinlikle arkada kalmıyordu. İşi engellenmiyordu. Kreş hastane içerisinde olduğu için bir yarım saatliğine iniyor çocuğunu emzirip tekrar geri işinin başına dönüyordu. Şimdi eve gidecek olsa eve gidip gelmede sıkıntılar yaşanıyor. Bu kez serviste sıkıntılar yaşanıyor. Hem çocuk mutlu hem de annenin sütü azalmıyor. Ben kreşte çalıştığım zamanlarda anneler çocuklarını 12 aya kadar emziriyorlardı. Çünkü sık sık gelip kreşte emziriyorlardı. Ondan dolayı süt salgılamaları azalmıyordu. Hem çocuk mutlu hem anne mutlu hem de devlet mutlu. Üçü de muyluydu”.

İSTER İSTEMEZ SEK BESİNLER YEDİRİLİYOR

Doğan bebeklerde 1,5 ile 2 yaşına kadar anne sütü alması gerekir. Ama iş yerinde kreş imkanı varsa bayan arkadaşlar bu süreci çok sağlıklı bir şekilde tamamlayabiliyorlar. Anne stres olmadığı için süt azalması olmuyor. Ve rahatlıkla bebeğe ulaşabiliyorlar. Ve bebekte alması gereken besini alıyor. Ama kreş iş yerinde değil de dışarıda olursa bakıcı olayı olursa bu sefer anne bazen işyerinde izin alamıyor, emzirmesi gereken saatlerde bebeğini emziremiyor. İlk altı ay sadece anne sütü diyoruz ama maalesef bebeklerimiz sadece anne işe başlayana kadar doğum sonu döneme kadar düzenli emziriyorlar. Ve ister istemez ek besinlere başvuruluyor. O da bebeğin beyinsel, fiziksel gelişimini ilk bir buçuk ve 2 ay da güzel tamamlayamıyor. Annenin süt iznine gidebilmesi için yaşadığı o gerginlik anneyi psikolojik etkiliyor. Salınması gereken süt gerginliğe bağlı kesiliyor. Ve biz o çocuğun sağlığını baştan etkilemiş oluyoruz. Daha sonra biz o çocuklardan beyin ve vücut gelişiminde mükemmelin üzerinde beklentilerimiz oluyor.

DEVLET KAZANIYORDU

Ve hizmetlerin hiçbiri karşılıksız değil. Oradaki kreşlere gönderilen çocuk başına aile ücret yatırıyor. Devletin kreşi diye ücretsiz hiçbir şey yok. Ama bize kazandırdığı çok şey var. Hem sağlıklı bir nesil hem de devlet hastanesine büyük bir katkı oluyor. Eğer kreş kurumun içerisindeyse sağlıklı nesiller meydana geliyor.

VAROLANI NEDEN KAPATTINIZ?

Varolan şeyi neden kapattınız? Özellikle hasta olan çocukların müdahalesi bakımında da hastane kreşleri avantaj sağlıyordu. Çocuk epilepsi hastasıysa anne hastanede olduğu için hemen uzmanlar tarafından müdahale ediliyor. Ama çocuk uzaktaysa o çocuğu bir doktor dışında kimse müdahale edemez. Ve bu çocukta ciddi mana da kalıcı hasarlar bırakır. Bu da ayrı bir kurumdur. Anne ve babanın kafası rahat olduğu için iş verimi artıyor. Mesela çocukları hasta olup evde ya da başka bir kreşte olsa ailenin aklı çocuklarında olur. Ve bazı anneler işten ayrılmak zorunda kalıyor. Ve dahasın da başka sıkıntılar çıkıyor. Kurumun içerisinde kreş olması avantaj getiriyor.

HERKES ANNE AYNI SIKINTIDA

Sağlık perosneli olup anne olan bütün kadınlar aynı sıkıntıları yaşamakta. Türk Sağlık Sen’e üye olan sendikalı annelerde ya da başka sendikalara üye olan annelerde aynı sıkıntıyı yaşamakta.

GÜLDEN ÇOKTAN

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.