Türkiye’nin dört ilinden sonra Kayseri’de de hizmet vermeye başlayan NEOROLİNE, Neroterapi yöntemi ile tamamen ilaçsız uygulanan ve etkisi kanıtlanmış bir teknik ile yaşam kalitesini artırıyor.

Neuroterapi ile dikkat eksikliği, zeka geriliği, öğrenme güçlüğü,hiperaktif ve davranış bozukluğu yaşayan çocukların bu sorunları aşarak hem günlük hem akademik yaşamlarını kaliteli hale getirmelerine yarayan ve tamamen ilaçsız yöntemlerle uygulanan Neoroterapi her geçen güm daha fazla rağbet görmeye devam ediyor.  Türkiye’nin dört ilinden sonra Kayseri’de de uygulanmaya başlanan yöntem NEOROLİNE Dikkat Eksikliği ve Danışma Merkezi’nde başarı ile uygulanıyor. İlimizde henüz bir buçuk yıllık geçmişe sahip olan danışma merkezine başvuran kişilerde gözle görülür düzelme yaşanıyor. Kayseri’de  kadrolarında uzman doktor, psikolog, psikiyatr, çocuk gelişim uzmanı, hemşire ve idari personel bulunduğunu kaydeden Kurum Müdürü Hüseyin Güldiken 3 yaşından büyük herkesin kendilerine danışabileceğini kaydetti.

 

NEOROLİNE Dikkat Bozukluğu ve Danışma Merkezi Çocuk Hastalıkları Uzmanı ve

Neuroterapi uzmanı Abdülaziz Gültürk ile uyguladıkları yöntem hakkında güzel bir röportaj gerçekleştirdik.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Adım Abdülaziz Gültürk. Çocuk Hastalıkları Uzmanıyım. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. İhtisasımı Cumhuriyet Üniversitesi Pediatri bölümünde yaptım.  Muş Çocuk ve Kadın Doğum Hastanesi’nde mecburi hizmetimi tamamladım.  Daha sonra özel sektörde Medicana Hastanesi’nde çalışmaya başladıktan sonra bu çocuklardaki dikkat eksikliği, hiperaktivite odaklama sorununa yönelik neuroterapi denilen yöntemle tanıştım. Neuroterapi’nin eğitimlerini yurt dışında tamamladım. Ve yaklaşık 2.5 – 3 yıldır da Neuroterapi alanında çalışmamız sürmekte. Türkiye genelinde Ankara, Çorum, Tokat, Sivas ve burada Kayseri’de olmak üzere ilde merkezimiz bulunuyor. Dikkat sorunu yaşayan, odaklanma problemi olan, danışanlarımız gelmekte uyguladığımız yöntem de özellikle  ilaçsız olduğu için tercih edilmektedir. Bu yöntem ilaç kullanan kişilere de uygulanabiliyor.  İlaç kullanmış ama yan etkisini görmüş insanlara da uygulanıyor.  Aileler çocuklarının ilaç almasını istemiyorsa o zaman Neuroterapi gerçekten etkili ve güvenilir bir seçenek olarak sunulabilir. Kayseri’de bir buçuk yıldır faaliyetteyiz. Normal olarak ilk başladığımızda hasta sayımız çok azdı. Şu anda hasta sayımız daha çok. Çok büyük bir ilgi var. Güzel sonuçlar alıyoruz.  Uyguladığımız yöntemi Türkiye’de iki merkez uyguluyor. Bir İstanbul’da bir merkez. Bir de biz yapıyoruz. Hastalarımız memnunlar yöntemden. Etkili ve güzel sonuçları olan bir teknik bu sayede de güzel geri dönüşler alıyoruz.

Uyguladığınız yöntem hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Neuroline Danışmanlık merkezleri olarak uyguladığımız bir yöntem var. Bu yöntemin adı neurofeedback. Bu yöntemle özellikle çocukların beyin performanslarının zihinsel işleyiş kapasitelerinin artırılmasını sağlayan bir çalışma. Tamamen ilaçsız ve hiçbir kimyasal bir şey yapılmadan uygulanan bir yöntem. Bu yöntemle özellikle çocuklarda dikkat dağınıklığı, odaklanma sorunu, hareketlilik, unutkanlık, öğrenme güçlüğü, davranış bozukluğu gibi sorunlara biz bu yöntemle çözüm buluyoruz.

Neuroterapi uygulamasında ilaç tedavisi uygulanıyor mu?

Bu yöntemin en güzel yönü de biraz önce dediğim gibi tamamen ilaçsız bir yöntem olması.  Bu yöntemle kişinin kendi beyin yapısının, beyinin dikkat ve odaklanma ile alakalı kısmını kişinin kendi kendine çözmesi sağlıyor. Bu yöntemin en güzel taraflarından biri de kalıcı olması.  Siz artırmıyorsunuz çocuğun dikkatini, kendi kendine çözmesini sağlıyorsunuz. Bir nevi bisiklet sürmeyi öğrenmek gibi.  Nasıl ki bisiklet sürmeyi öğrenince unutmuyorsak. Bu yöntemde unutulmuyor.

Bu yöntem hangi yaş aralığındakilere uygulanabiliyor?

Bu yöntem 3 yaş üzerinde herkse uygulanabilir. En etkin olunan yaş aralığı 3 ila 7 yaş arası.  Bize danışan insanlarla ölçümleme ve değerlendirme yapıyoruz sonra psikoloğumuz bir ölçümleme yapıyor analiz yapıyor. Bir de dikkat atölyemiz var. Orda da gözlem yapıyoruz.  Atölyede Çocuk Gelişim uzmanı arkadaşlarımız danışanlarımızın davranış öğrenme ve dikkat eksikliği derecesini gözlemliyoruz. Ona göre seans sayılarını belirleyip seanslara başlıyoruz.

Size en çok hangi sorun nedeniyle geliyorlar?

Bize en çok dikkat dağınıklığı nedeniyle geliyorlar.  Odaklanamama, öğrenme güçlüğü, dikkat dağınıklığı yada davranış bozukluğu ile ilgili danışanlar da geliyor. Bunun yanısıra çok çok önemli bir konu da çocukların beslenme alışkanlığı. Çocukların beslenme yöntemini düzenlemediğiniz sürece yol kat edemiyorsunuz. Özellikle katkı maddesi içeren abur cuburu ve şekerli gıdaları yememeleri gerekiyor. Doğal beslenmeleri gerekiyor.  Çocuklarının davranışlarını yada hareketlerini kontrol edememe noktasına gelmiş ebeveynler danışanlarımız da var. Aynı zamanda hiperaktif çocuklarla da çalışıyoruz.

Seans sayılarını nasıl belirliyorsunuz ve danışanlarınız seanslara riayet ediyor mu?

Biz gelen çocuklarda sorunun ne olduğunu öğrenmemizin ardından ilk olarak seans sayısını belirliyoruz. Ve bu yöntemin etkili olabilmesi için seanslara riayet edilmesi lazım. Zaten seansın bitmesine yakın etkileri görülüyor. Çocuk etkilerini görüyor, aile etkilerini görüyor hatta öğretmenler etkilerini görüyor.  Örneğin biraz önce bir çocuğumuz geldi, Seanslara başladığımızda notları çok kötüydü şimdi okulun ilk döneminde Takdir Belgesi kazanmış. Dikkati ve odaklanması çok artmış, annesi de ailesi de çok memnun. Bize geldiğinde ders çalışma isteksizliği, dikkat dağınıklığı olan danışanımız şimdi takdir belgesi kazanır seviyeye gelmiş dolayısıyla ailesi hiçbir sorunun kalmadığını söylüyor.

Ailelerinin çocuklarında nasıl bir sorun görürlerse size gelmeliler?

Özelikle üç yaşından itibaren aileler dikkat etmeli. En önemli dikkat dağınıklığı emaresi çocuklar isimleri söylenince bakmıyorsa bir sıkıntı vardır.  Siz sesleniyorsanız ve fiziksel bir sorunu yoksa işitme engeli gibi ama çocuk sizle göz teması kurmuyorsa bunda bir sorun vardır. Bu otizm ile karıştırılıyor ama değildir. Mesela çoğu dikkatli anaokul öğretmenleri de anlar çocukları. Bu çocuk farklı derler. Bazen erkek çocuklarda hiperaktiflikle duygu bozukluğu ile karıştırılabiliyor. Bu yöntemin en etkin uygulandığı yaş ortalaması 3 ile 7 yaş. BU yaş araları arası elzemdir. Ama tabii daha üst yaş grupları da gelebilir. Ama genellikle ilk okul birinci sınıfta tanı koyulabiliyor. Bize daha büyük yaş grupları da başvurabiliyor. Bizim danışanlarımız arasında üniversitesi sınavına hazırlananlar da var.

Seans boyunca hangi birimlerinizle çalışıyorsunuz?

Ben danışan çocuğumuzu bir gözlemledikten sonra Psikoloğumuza gönderiyorum. Psikoloğumuz, psikiyatrımıza danışıp teşhisini istiyor. Bu bir ekip işi. Sorunu aşmak için aile eğitimleri de yapıyoruz.  Çünkü ailelerin durumu ve çocukların onlarla olan ilişkileri de bizim için önemli.  Anne-baba hastalığı bilmiyorsa hastalığı anlatıyoruz. Sonra, anne babaya psiko eğitim veriyoruz. Bu şart. Anne babanın çocuğa yardımcı olabilmesi için önce anlaması lazım. Çocuğun beslenmesi, psikolog kontrolü, ailesinin durumunu, öğretmeniyle işbirliği, doktoruyla iş birliği, bunların hepsini yaptığımız zaman sorunlarımızı hızla aşabiliyoruz.  Sabah bir danışanımız geldi ilk başta çok sorunları vardı, kızlarının öğrenme güçlüğü vardı. Öğrencimizdeki sorun giderildi bir abisi vardı onu da seanslara başlattılar.  Çünkü ailesi kızlarında değişikliği gördüler ve abisinin de akademik hayatının kaliteli hale gelmesi için seanslara başlamasını sağladılar.

Öğrenci yadasize danışacaklara nasıl ulaşabiliyorsunuz?

Bize gelenler genellikle danışanlarımızın tavsiyesi yönlendirmesiyle oluyor. Kendi çocukları için yaptığımız seansı çevrelerinde sorun yaşayanlara iletiyorlar yada çevrelerindeki insanlar danışanlarımızdaki değişimi fark ediyor. İnsanlara öyle ulaşabiliyoruz. Ama biz bunun dışında aile atölyeleri koyarak hem bu konuda bilgi vermek hem de neler yapılabilir bunu anlatmak isteriz. Bu biraz zor süreç. Bazen aileler bu konunun içinde olmak istemiyorlar. Bazen aileler çocuklarında sorun olduğunu kabul etmek istemiyorlar. Bizde bu nedenle daha fazla aileye ulaşmak için ebeveyn atölyeleri kurmak istiyoruz.

Ebeveyn atölyelerinde nasıl bir çalışma yapmayı planlıyorsunuz?

Psikologlar olarak bu konuda alan çalışmasını anlatmak. Çözüm yollarını anlatmak. Çocuklar bir tanı almışlarsa bu tanıya göre eğitim vermek. Çünkü aileler genellikle ya kendilerini ya çocukları suçluyor. Ve bir çok aile de bu konuda yardım almak istemiyor.  Çocuklarını tembel, yaramaz, hiperaktif hatta çok özür dilerim salak olarak adlandırabiliyorlar. Dikkat eksikliği bizim en büyük eksiğimiz. Zeka ile dikkat… birinden biri eksik olduğunda hem yaşam kalitesini etkiliyor.  Dikkat eksikliğini gidermek yaşam kalitesini artırır.

Biz burada ekip işi yapıyoruz. Çocuk gelişim uzmanı, psikolog, psikiyatr, çocuk gelişimi uzmanları, hemşirelerimiz ve idari birimdeki arkadaşlarımızla uyum ile çalışıyoruz. Biz destek terapi yapıyoruz. -İLYAS KAPLAN

1 Yorum

  1. Avatar
    Yeliz

    Merhaba unutkanlık ve algılama güçlüğü sorunu var çocuğumda bununla ilgili yardımcı olurmusunuz?

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla