CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer Diyanet İşleri Başkanlığı’nın faiz açıklamasından sonra Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’a istifa çağrısında bulundu.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın AK Parti’nin fetva işleri başkanlığına dönüştürüldüğünü kaydeden Özer: “Bu durum gerçekten yüreğimizi kanatıyor. Diyanet İşleri Başkanı’nın derhal görevinden istifa etmesini bekliyoruz.” dedi. Diğer taraftan Diyanet İşleri’nden medya organlarında yayınlanan faizin caiz olduğu haberinin ardından gelen açıklamada: “Başkanlığımızın ve Din İşleri Yüksek Kurulumuzun faize cevaz verdiği veya devlet bankalarından alınan faizli kredilerin caiz olduğunu söylediği iddiası asılsız olduğu kadar kurumlarımızı yıpratma amacı taşıyan, iyi niyetle bağdaşmayan bir algı operasyonu olarak değerlendirilmiştir” denildi.

CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer geçtiğimiz günlerde medya organlarında yayınlanan faizin caiz olduğu haberlerinin ardından Diyanet İşleri Başkanı’na istifa etmesi yönünde çağrıda bulundu. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İslama zarar verdiğini dile getiren Özer açıklamasında: “Temelleri Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal tarafından dinimizin herkes tarafından ve doğru öğrenilmesi, bir takım şarlatanların insanlarımızın temiz duygularını sömürmemesi için kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu günkü durumu gerçekten yüreğimizi kanatıyor.  Ülkemizin kurtarıcısı ve kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmamak için şekilden şekile giren; Türk’ün kurtuluş savaşına düşman olup Yunan çizmesi altında ezilmeyi tercih eden meczupların peşinden koşan; dinin emirleri yerine iktidarın borazanlığına soyunan Diyanet İşleri Başkanının tutumu hem temsil ettiği kuruma hem de yüce dinimize zarar vermektedir. Asli görevini unutan Diyanet İşleri Başkanı, iktidarın fetvacısı durumuna düşmüştür. Diyanet İşleri Başkanı, vatandaşlarımıza dinin emirlerini değil, iktidarın talep ve isteklerini dinin emirleriymiş gibi anlatmaktadır. Ülkeyi yönetenlerin yetimin hakkı ile sürdürdüğü saltanata ve israf düzenine; kul hakkını hiçe sayan yandaş atamalarına; rüşvete, yolsuzluğa, hırsızlığa, haksızlığa, hukuksuzluğa ses çıkarmayan Diyanet İşleri Başkanı, iktidarın isteği ile faizin caiz olduğu açıklamasını yapıyor. Korkarım ki Bu Diyanet İşleri Başkanı,  yakında rüşvetin caiz olduğunu, torpilin hak olduğunu, israfın itibar olduğunu da açıklar. Diyanet İşleri Başkanlığı’nı AKP’nin fetva işleri başkanlığına dönüştüren Diyanet İşleri Başkanı’nı kınıyor, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu saygın kurumunun saygınlığına daha fazla gölge düşürmemesi için derhal görevinden istifa etmesini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“İddialar asılsızdır”

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) sosyal konut projesi ile ilgili görüşünün ardından bazı medya organlarında çıkan haberlere ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, Kurulun öteden beri verdiği fetvalarda, İslam’da faizin kesin olarak haram kılındığını açıkça ifade ettiği belirtildi. TOKİ tarafından uygulanan “Sosyal Konut Projesi” özelinde vatandaşlardan gelen yoğun sorular sebebiyle Din İşleri Yüksek Kurulunun söz konusu projenin dini hükmünü bütün boyutlarıyla değerlendirdiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Kurulumuz, halkımızla paylaştığı görüşünde, Öncelikle faizin kesin olarak haram kılındığını, konut veya araç satın almak için faizli kredi kullanmanın caiz olmadığını çok açık ve kesin bir dille belirtmiştir. Bahse konu projenin, kira ödediği takdirde asgari geçimini zorlukla sağlayan ve ev sahibi olabilmek için faizsiz ödünç borç bulamayan alt veya orta gelirli vatandaşlara yönelik üretilen bir sosyal proje olduğu kanaatine ulaşmış ve bu projeden yararlanarak ev sahibi olmanın, dinen haram kılınan faizli işlem kapsamında değerlendirilmeyeceği sonucuna varmıştır.” Faizin, taraflardan birinin, sözleşmede karşılığı olmayan bir fazlalığı şart koşması ve bununla haksız bir kazanç elde etmesi anlamına geldiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Oysa bu projede devletin, verdiği borçtan kar etmek gibi bir amacı olmadığı gibi aksine peşin verdiği paranın yıllar sonra değer olarak daha düşük bir şekilde tahsili söz konusudur. Dolayısıyla İslamın haksız kazanç olarak gördüğü ve kendisine şiddetle savaş açtığı faiz, bu sosyal konut projesinde sonuç itibarıyla gerçekleşmemektedir. Nitekim Kurulumuz, daha önce de devletin yatırımları teşvik etmek, istihdam sağlamak ve kalkınmayı temin etmek amacıyla verdiği teşvik kredilerinin, şartlarına uygun şekilde alınıp kullanılmasının caiz olduğu ve bunun faiz kapsamında değerlendirilmeyeceği yönünde görüş bildirmiştir. Kurulumuzun dar gelirli vatandaşlarımızın devlet desteğiyle ev sahibi olmasını amaçlayan TOKİ’nin sosyal konut projesi özelindeki son görüşü de bu kapsamda görülmelidir. Söz konusu görüş üzerinden Başkanlığımızın ve Din İşleri Yüksek Kurulumuzun faize cevaz verdiği veya devlet bankalarından alınan faizli kredilerin caiz olduğunu söylediği iddiası asılsız olduğu kadar kurumlarımızı yıpratma amacı taşıyan iyi niyetle bağdaşmayan bir algı operasyonu olarak değerlendirilmiştir.” HABER:SELMA KÖSEDAĞ

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla