Geçen senelerde öğrencilere pek kolay gelen, ya da velilere kolay gelen sınavlar, rutine binmiş okul alışkanlıkları, sürekli değişikliğe uğrasa da pek kimse durumdan rahatsız değil gibi! Benim öğrencilik yıllarımda,o yıllarda; ağabeylerimiz ablalarımız Öss’ye girerlerdi, sonrasında bir çok değişiklik yapıldı sınavlarda… Hatta hiç hafızamdan silinmeyen elim olay; 90’lı yıllarda tam tarihi hatırlayamıyorum ama sınavdan bir gün önce sınav soruları çalınmıştı. E tabi öğrenciler şok halinde aileleri de perişan olmuşlardı. Tam bir yılın maddi manevi emeği çöp olmuştu sonradan sınav tarihleri ileriye alınarak durum telafi edildi. Günümüze dönersek Teog da yapılan değişiklikle yani kaldırılmasıyla yeni sınav sistemine adapte olmaya çalışan öğrenciler bu yıl başarılı olacaklar mı? İstedikleri liselere yerleşebilecekler mi? Hep beraber yaşayıp göreceğiz. Sınavda başarılı olamayan öğrencileri keşmekeş ve karışıklıkla geçecek lise yılları olacağını da görebiliriz. İstediği liselere giremeyen öğrenciler genellikle kendi mahalle ve muhitinde olan çok programlı yada meslek liselerine gitmek zorunda kalacak gibi. Bu durumda üniversite başarısı bu öğrencilerin tartışma konusu olabilir. Hatta istediği bölüme girebilmek için diğer akranlarından daha fazla çaba sarfedeceği de bir gerçek. Üniversite sınavında ise yine bir çok değişiklik yapıldı. YGS oldu TYT yine öğrencilerin kafaları karışık veliler ise kaygılı YKS ve TYT YGS ile aynı şekilde yapılacağı söyleniyor tek farkı aynı gün içinde 2 oturum şeklinde yapılacak olması fakat puanlama ve öğrencilerin yerleşeceği bölümler hakkında net bir bilgi yok gibi YGS sisteminin devamı şeklinde düşünülebilinir.

Yıllardır karşılaşılan manzaralar aslında ülkemizde kimsenin sevdiği mesleği yapamadığı, istediği üniversite bölümünde okuyamadan yıllarca eğitim sisteminin içinde yuvarlanmış fakat kendini tesadüf eseri bir meslek erbabı olarak görmesi oldukça ilginç. Üniversitedeki öğrencilere neden bu bölümdesin diye sorulduğunda ‘atanma ihtimali yüksekti o yüzden buradayım ‘gibi cevaplar verebiliyorlar. Ülkemiz şartlarında doğru cevaplar evet. Peki ya hiç atama olmayacak bölümler onların hiç mi canı yok! Acilen bu tür durumlar düzelmek zorunda derken. Öğrencilere aklı-selim davranmalarını tavsiye ediyorum. Sınav öncesi, sınav sonrası ve tercihler sırasında mutlaka uzmanlardan yardım almalı ve büyüklerine danışmalılar. Velilere de tavsiyeler; Çocuğunuzun bir meslek sahibi olması yanı sıra mutluluğunu da göz ardı etmeyin ve zor kullanmayın lütfen, gerekirse sınava tekrar hazırlanmasına müsaade edin.

Sınav Kaygısı

Sınavlara girecek öğrenciler, eğer çok kaygılıysanız; Sınav konularında eksikleriniz olabilir, yeterince soru çözememiş olabilirsiniz yada çok fazla ders çalışmışta olabilirsiniz, diğer ihtimal ailenizin baskısını üzerinizde fazla hissediyor olabilirsiniz. Bu durumlardan hepsi sizlerde kaygı yaratabilir derslerle ilgili eksikleri hızlıca kapatmanızı öneriyorum eğer zaman kalmadıysa kaygılanmanıza gerek yok, elinizden geleni yapın. Seneye tekrar hazırlanın. Aile baskısı hissedenler durumu açıkça ailesiyle konuşabilir en sonunda anlaşılacaklardır. Bütün öğrencilere seslenerek yazıyı bitirmek istiyorum; Sınavlar hayatımızda bir dönüm noktası olmakla birlikte asla yaşantının sonu değildir. Elinizden geleni yaptığınız taktirde kaygı, öfke ,üzüntü gibi duygulara asla kapılmayın.Çalışın,hedefinize odaklanın ve çevreden gelecek olumsuzluklara kendinizi kapatın. Böyle yaptığınızda sınav sürecini daha kolay atlattığınızı göreceksiniz. Tüm öğrencilere sınavlarda başarılar. Tüm okurlara mutlu haftalar diliyorum.

PSİKOLOJİK DANIŞMAN,SEBİHA ERGÜN

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla