SAĞLIKTA PARALEL YAPILANMA BAŞLADI

Türk Sağlık Sen Kayseri Şube Başkanı Kamil Ünal, Sağlık Sen’in sağlık kuruluşları üzerinde izlediği politikanın sağlıkta paralel yapılanmaya neden olduğunu ifade ederek, liyakat sahibi kişilerin hak ettikleri konumlara getirilmemesinin kamuda tıkanıklığa neden olduğunu söyledi.

Kamunun liyakat sorunu var

Bizim için buradaki en önemli husus 15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişiminden sonra TBMM’deki Darbe Araştırma Komisyonu tarafından yayınlanan raporda kamudaki en büyük sıkıntının liyakat esasının hiçe sayılarak idareci atamasının yapılması darbenin en önemli unsurlardan birinin olduğu tespitidir. Bunun altını özellikle çizmek istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi bir işi mutlaka hak edene, liyakatlı ve ehliyetli kişilere verilmelidir. Ama bizi en büyük hayal kırıklığına uğratan ise 15 Temmuz gibi hain darbe olayından sonra günümüzde hala bundan bir ders çıkarılmadan yine idare edecek kişilerin liyakat esasına uyulmadan, hala bizden olsun benim adamım olsun şeklinde devam etmesidir. Kamudaki en büyük sıkıntı bu olarak görülmektedir.

 

Ne işiniz var sendikada?

Bu konuyu örneklendirecek olursak ilimizde de faaliyet gösteren Memur Sen’e bağlı Sağlık Sen, tüm atamalarda ön plana çıkmak istiyor. Ve de bunu başarılı bir şekilde uyguladıklarını deklare ediyorlar. Bu da bizim teşkilatımız yöneticileri tarafından görülüyor. Örneğin Kayseri Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı birimlerde üye olmaması gerekirken ( 4688 sayılı Kamu görevlileri sendikası kanununda kimlerin sendika üyesi olacağı kimlerin sendika üyesi olmayacağı açıkça belirtilmektedir.), ama buna rağmen Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliğindeki Tıbbi Hizmetler Başkanı, Ağız ve Diş Hastanesi Başhekimi, İncesu Devlet Hastanesi Yöneticisi, Tomarza Devlet Hastanesi Yöneticisi, Pınarbaşı Devlet Hastanesi Yöneticisi ve Bünyan Devlet Hastanesi Yöneticisi Sağlık-Sen üyesidir. Biz bunları yazıyla uyarmamıza rağmen hala üyelikleri devam ediyor. Bu husus hem sendikal ayrımcılığa, hem de personelin çalışma barışının bozulmasına neden oluyor.

İdareciler adil değil

İdarecilerin üye olmaları amiri olarak görev yaptığı personele bir işaret manasına geliyor. Ben bile şu sendikaya üyesiyim diye oradaki çalışanlara bir yönlendirme yapmış oluyorlar. Dolayısıyla biz burada bu yöneticilerden ne bekliyoruz vatandaşa sağlık hizmetini götürsün ve personele eşit mesafede dursun diye bekliyoruz. Sendikayı bıraksınlar sendikayla ilgili işleri sendikacılar yapsın. Hem bu kişiler sendikacılık yapmak istiyorlarsa görevlerini bıraksınlar alanlara çıksınlar orada kendi unvanları olmadan sendikacılık yapsınlar. Ayrıca yöneticilerimiz özellikle Sağlık Sen’in toplantılarında ne işi var ben bunu merak ediyorum. Sağlık-Sen Mersin’de istişare toplantısı yapıyor bir bakıyoruz ki bizim Halk Sağlığı Müdür Yardımcısı ve Şube Müdürü, Sağlık Müdürlüğü Şube Müdürü, Eğitim Araştırma Hastanesi Otelcilik Hizmetleri Müdürü ve Müdür Yardımcıları, Ağız Ve Diş Hastanesi Müdürü orada. Biz 15 Temmuz’da neyen kızmıştık? Neden isyan etmiştik. Liyakatlı kişiler yönetici olsun. Ve bu yöneticiler adaletli, hukukun içerisinde herkese eşit mesafede davransın. Yöneticinin iki tane görevi var. Devletin kendine verdiği maaş karşılığında vatandaşa sağlık hizmeti sunacak, ayrıca emri altında çalışanlara hak ve hukuk içerisinde eşit ve adaletli davranacak. Bir sendika üyeliği pozisyonuna giriyorsan burada baştan adil davranmama noktasında temsil sahibi oluyorsun.

 

 

İlla Sağlık-Sen üyesi mi olacak?

İkinci bir husus ise Halk Sağlığı Müdürülüğümüze gerek sözlü olarak, gerekse yazılı olarak kimlerin sendika üyesi olamayacağını belirtmiştik. Ama ne hikmetse 15 Mayıs 2017’deki sendika üyeleri tespit tutanağında da belirttiğimiz gibi, İl Sağlık Müdürümüz, İl Halk Sağlığı Müdürümüz Sağlık-Sen üyesi ve üyelikleri de devam etmektedir. Onun dışında İl Sağlık Müdürümüzü ve Halk Sağlığı Müdürümüzü merkez ilçe ve diğer ilçelerimizde temsil eden toplum sağlığı sorumlu hekimlerimiz ve Merkez ilçedeki İlçe Sağlık Müdürlerimiz bunların yüzde 90’ı Sağlık Sen Üyesi. Kendilerine de bir resmi yazı ile 4688 sayılı kanuna göre kendilerinin sendika üyesi olamayacaklarını ifade ettik. Bunu neden ısrarla söylüyoruz çünkü biliyoruz ki Kayseri’de sağlıkta sağlık çalışanları hak ettiği yer değiştirme, atama kendi kurum içerisindeki birim değişikliği istediklerinde önlerine kocaman bir kriter çıkıyor. Yani ne anayasaya, ne yasalara, ne tüzüklere ne de yönetmeliklere uygun olmadığı şekilde ilk önce Sağlık-Sen üyesi olup olmadıkları sorulmakta. Sağlık-Sen üyesi olun biz sizin işinizi hallederiz. Burada adalet, hukuk her şey hiçe sayılmakta. Böylece paralel yapılanma oluşmakta. Ben, yılların sağlık çalışanı olarak hak etmişim hak ettiğimi alabilmek için illaki Sağlık-Sen’e üye olmam gerekiyor. Böyle bir şey olur mu?

Tıkanmışlık yaşıyoruz

Biz bunları idarecilerimiz ile paylaştığımız zaman idarecilerimizin de bizlere söylediği şudur. “Bizde bir yerde tıkanıyoruz. Çünkü üst taraftan müthiş bir baskı var. Bizde iki arada bir derede kalıyoruz. “ İdarecilerimizde yaptıkları birçok işten memnun değiller. İdarecimize sağlık çalışanımızın sorunlarını anlattığımız zaman emsal gösterdiği kişi için onun işini mutlaka halletmeliyim diyor. Diğerinin dayısı amcası yok diye mi hakkını alamıyor. Onlarda bir noktadan sonra tıkanmış. Bizim en büyük problemimiz kamu hizmetlerindeki bu tıkanmışlık.

GÜLDEN ÇOKTAN –RÖPORTAJ

1 Yorum

  1. can atak

    sizin döneminizi de biliyor bu millet. yazık yazık. Bu saydığın kişiler siz yorganin altından bakarken 15 temmuzda tankın önüne atlamak için meydanlara çıkan kişiler. keşke biraz örnek alabilseniz…

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.