SORU- CEVAP -16 –

Araplar arasındaki bir geleneğe
göre bir adam karısına sen bana anamın
sırtı gibisin dedi mi, o kadın kendi
anası gibi sayılır ve artık o adam o kadına
yanaşamazdı. Arapların bu adetineZihar
denirdi. Ayette, bir insanda iki
kalbin bir arada bulunmadığı gibi, hem
annelik, hem (zevcelik) hanımlık, hem
başka soydan evlatlık, hem gerçek
oğul olma vasıflarının birleşemeyeceği
anlatılıyor. Kur’an Arapların bu geleneğiğinizihar
ve evlatlık edinmeyi tanımamıştır.
Zihar benzetme yapılması
durumunda, o kişinin iki ay keffaret
orucu tutarak hanımından ayrılmayacağını
açıklar.
“Allah, bir adamın içinde iki kalp
yaratmadığı gibi, zihar benzetmesi
yaptığınız eşlerinizi de analarınız yerinde
tutmadı ve evlatlıklarınızı da öz
oğullarınız olarak tanımadı. Bunlar
sizin ağızlarınıza geliveren sözlerden
ibarettir. Allah ise gerçeği söyler ve
doğru yola O eriştirir.” 33/Azhab, 4
Soru: Zikir nedir ve nasıl yapılır?
Cevap: Zikir sözcük olarak anma,
hatırlama, hatırda tutma gibi anlamlara
gelir. Konumuzla ilgili zikir, Allah’ı
anmak, hatırda tutmak, ne yaparsak
gizlide açıkta, Allah bizi görüyor diye
inanıp Allah’ın yap dediğini yapıp,
yapma dediğini yapmamaktır. Yoksa
belli kalıplaşmış bazı sözleri defalarca
fazla söylemek zikir değildir.
“Andolsun, size içinde sizin için
öğüt bulunan bir zikir indirdik. Sizin
zikriniz onun içindedir. Hâlâ akıllanmaz
mısınız?” 21/Enbiya, 10
“İçinizden sizi uyaracak bir adam
vasıtasıyla size bir zikir gelmesine şaştınız
mı?” 7/Araf, 63
“Rabbinizden size bir zikir gelmesine
şaştınız mı?” 7/Araf, 69
“Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah’ım.
Benden başka ilah yoktur. Bana
kulluk et; beni anmak zikretmek için
namaz kıl.” 20/Taha 14
“Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir
zikir verdik.” 20/taha, 99
“Resulüm! Sana vahyedilen kitabı
oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz
hayasızlıktan ve kötülükten alı
koyar. Allah’ın zikri elbette ibadetlerin
en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.”
29/Ankebut, 45
Kur’an-ı anlayarak okumak, namaz
kılmak, Allah beni her yerde görüyor,
biliyor diye hatırlamak, fakir, dul, yetim
ve muhtaçlara yardım etmek, yalan
söylememek, kul ve kamu hakkı
yememek, yani Allah’ın Kur’an’da
açıkladığı tüm emir ve yasalara uygun
hareket edip hayatında yaşamak zikirdir.
Yani zikir, Allah’ı düşüncemizde
ve yaşayışımızda söz sahibi yapmaktır.
Allah’ın gönderdiği Kur’an ayetlerine
uygun hareket etmek ve Allah’ın
koyduğu ölçülere göre yaşamaktır. Ey
Allah’ım senin olmadığın hiçbir yer, senin
görmediğin hiçbir şey, senin hakim
olmadığın yer yoktur. Seni b u şekilde
aklımda tutarak, yapacağım işlerde benimle
birlikteymişsin gibi hareketlerimi
kontrol edeceğim demektir.
Mesela lailahe illallah sözünü söyleyip
hayatımızda yalan, hile, kul ve
kamu hakkı yeme varsa alış satışımızda
eksik tartma, fazla alma işyerinde
çalışırken kaytarma, çalıştırdığımız
işçinin veya memurun diğer görevlilerin
alın terini vermiyorsak sigortasını
yaptırmıyorsak v.b. binlerce kere lailaheillalah
desek sevap alamayız. Zikir
kelimeleri fazla söylemekle olmaz. Anlamına
göre hayatımızda yaşamakla
olur.
Allah zikrin Kur’an olduğunu
Kur’an-ı anlayarak okuyup hayatında
yaşayanın zikir yaptığını vahye uymanın
doğru ve dürüst yaşayıp örnek insan
olmanın zikir olduğunu açıklıyor.
“unlar, iman edenler ve gönülleri
Allah’ın zikriyle sükunete erenlerdir.
Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla
huzur bulur.” 13/Rad, 28

#kemalyavuz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.