TÜKENİYORUZ AMA FARKINDA DEĞİLİZ

Ülkemizde son zamanlarda nedense aile içi cinayetler arttı. Bence, toplumun her kesiminden uzmanlar bu konuya acilen et atmalı.

Bir taraf kadına yönelik şiddete hayır derken diğer tarafta ise kadınlar cinayete kurban gitmekte.  Hayır diyoruz demesine ama o hayırı yine söyleyenler uyuyor sanki.

Engelli bir babanın hiperaktif olan çocuğunu çok hareketli olmasından dolayı öldürmesi…

Bu yaşananlar ne normal ne de vicdanın elvereceği şeyler değil

Öğretmenler gününde emekli öğretmenin oğlunu öldürmesi gibi. Ölüm, ne kadar gelmeyecek gibi görülse de kaçınılması en imkansız gerçek aslında…

Ama son zamanlarda artan bu cinayetler toplumda bir sıkıntının olduğunun bariz örnekleri. Bu toplum iyiye gitmiyor ama üzeri süslü laflarla bunlar geçiştiriliyor. Bunlarla alakalı ne yazık ki kökten çözücü çözümler bulunmuyor.

Ülkemizde antidepresan kullananların sayısı yüzde 90. Yani bu demek oluyor ki hangi yaş grubundan olursa olsun bir birey hayatı boyunca bir antideprasan kullanmış demek. İlaç, bozulan psikoloji ve dengelere çözüm mü?

Şimdi, psikologa ya da psikiyatriye gitmekte çok ayrı bir konu. Bir çevresel yargılama işin içine giriyor. Bazı gittiği doktordan memnun kalırken kimisi ise gittiğinden dah vahim olarak ayrılmakta.

Bunu bile ticarete dökmüşler. Psikolojimizin bozuk olması bile gelir kapısı olmuş sözde psikologlara..

Diyeceğim o ki; toplum şah mat olmak üzere

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.