Türk Eğitim-Sen Kayseri 1.Nolu Şube Başkanı Muharrem Çolak, seçimden sonra ilk bürokrat değişiminin ilimizde yaşanmasını manidar bulduğunu ifade ederek Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın “MEB’e yaptığı kripto FETÖCÜ’ler uyarısının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın “Eğitimde kripto FETÖCÜ’LER “ deyimiyle  ne kastetmiş olabilir? Bundan biraz bahsedebilir misiniz?

Sayın Genel Başkanımız, bu açıklamayı sözlü mülakat sınavı sonuçlarından sonra net bir üslupla gerçekleştirdi. Genel başkanımız söylemişse boşuna söylememiştir. Çünkü herhangi bir insandan bahsetmiyoruz. Büyük bir ailenin Genel Başkanı’ndan bahsediyoruz. FETÖ,  terör örgütü hain yapılanması öyle herhangi bir terör örgütüyle kıyaslanmamalı. Çünkü fraksiyon terör örgütü değil her yere yayılabilen toplumun ve devletin her kesiminde bulunabilen her kurumun içerisine sızabilen bir yapıya sahiptir. Bunu da dini inancımızı sömürerek toplumda kabul görürlük elde etmeye çalıştı. Üstüne üstlük birde bizim alanımız olan eğitimi kullandı. Eğitim- öğretimi kullandığı için eğitim öğretim sonucu 80 milyonu ilgilendirir.  Bu nedenle FETÖ,  her yere sızabilir. Belini kırmakla bu iş bitmez. Çünkü devletin kurumlarındaki FETÖ,  kırıntılarının hepsinin tamamen temizlenmesi gerekir mutlaka içlerinde var.

“Daha kararlı yol alınmalı”

Devletin kurumları, tam anlamıyla FETÖ’den temizlendi mi?

Temizlendi diyemeyiz. Bakın her gün bir mücadele var.  Devlet mücadele ediyor. Ve her gün yeni isimler ortaya çıkıyor. Ülkede yıllarca sınav soruları çalındı.  Yıllarca kanunsuz şekilde hukuksuz şekilde insanların hakları yenildi ve bu kendilerine reva görüldü. O yüzden FETÖ mücadelesi çok daha net ve sert olmalı diye düşünüyorum.  Burada en ufak bir zafiyet göstermemeliyiz.  Hiçbir siyasi rant makam koltuk uğruna en ufak bir zafiyet göstermemeliyiz.  Genel Başkanımız Talip Bey,  bunu iyi araştırılsın diye söylüyordur.

 

Ülkemizde son zamanlarda çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarının artmasını neye bağlıyorsunuz? Ve bu gibi üzücü olayların önüne geçmek için neler yapılmalıdır?

“İdam zaruret haline gelmiştir”

Bu gibi olayların artması toplumda bir ahlaki çöküntü olduğunu göstermektedir. Bu  çöküntünün sonucu olarak iki masum can verdi. Bu iş hayvanlarla başladı, hayvanlara tecavüz saldırı, işkence.  Bu adamlar baktılar ki toplumda fazla bir infiale yol açmadı, fazla bir etki yapmayınca kendilerini bir tık ileri götürerek zoofili’den pedofiliye çevrildiğini düşünüyorum. Bu ise iyi bir sona doğru gidilmediğini gösteriyor. Bunlara kesin çözümler bulmak zorundayız. Toplumun çok duyarlı olması lazım. Şahsım adına şunu özellikle belirtmek istiyorum. Kesinlikle ve kesinlikle bu masumların, günahsızların günahlarını boynumuza yük etmemeliyiz. Mücadele etmeli ve idamı getirmeliyiz. Çünkü idam zaruret haline gelmiştir.

“Türk Eğitim Sen,  ülkesini seven sendikadır”

Türk Eğitim Sen hakkında ve çalışmaları hakkında kısaca bahsedebilir misiniz?

Türk eğitim-sen 1992 yılında kurulmuştur.  Kuruluş amacı Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli eğitim sistemine katkı sunmak, eğitim çalışanlarının haklarını savunmaktır. Türk Eğitim-Sen’in fikriyatında Türk milletinin kabul gören değerlerinin milli bir anlayışla “Nesillere aktarmasını” hedef almıştır. Bizler göreve geleli 8 ay oldu. Yeni bir başkan ve yönetim oluştu. Şubemiz olarak 8 ay içerisinde 300 yeni üye kazandırdık. Eğitim çalışanı arkadaşımız bizlere katıldılar. Erciyes Üniversitesi’nde yetki Türk Eğitim-Sen ‘e tekrardan geçti. Böyle bir kazanım elde ettik. Oradaki arkadaşlarımız bize teveccüh gösterdiler.  Bunun yanında bize bağlı olarak Yahyalı, Yeşilhisar, İncesu, Sarıoğlan, Felahiye ve Özvatan İlçelerinde yemekli toplantılar düzenledik.  Arkadaşlarımızla istişarelerde bulunduk.  Elimizden geldiği kadar gidebildiğimiz kadar birçok okula ziyaretler gerçekleştirdik. Eğitim çalışanlarının haklarını her türlü yerine getirmeye çalışıyoruz.

 

 “Zamanlama manidar”

Öncelikle 24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’deki ilk bürokrat değişikliğinin Kayseri’de yapılmasını manidar buluyorum.  Gelen yeni İl Milli Eğitim Müdürünü, şahsen tanımıyorum.  Kendisine o yüzden bir haksızlık yapmak istemem.  Ancak mesleki kariyerine baktığımız zaman Eğitim Bir-Sen ‘in sendika başkanlığı yapmış olması Niğde, Gaziantep ve Muğla’da milli eğitim müdürlükleri yapması bunun yanında oralardaki basından da öğrendik.  Birçok konuyu öğrenmiş olmamız bizi endişelendirdi. Çünkü devletin makamı ne kimsenin ne herhangi bir sendikanın nede birilerinin makamı değil devletin makamları milletine hizmet için vardır. O yüzden biz bunu manidar buluyoruz.  Nasıl Sayın Osman Elmalı’yı yapmış olduğu icraatlardan dolayı eleştirdiysek gerekirse Sayın Müdürümüz de haksızlık yaparsa, herhangi bir sendikanın müdürüymüş gibi davranırsa ona da kanun çerçevesinde kanuni hakkımızı kullanırız. Devletin şuandaki Kayseri ilindeki en üst seviyesine kadar bunun bakanlık boyutunda da herkese ulaşmaya çalışırız derdimizi anlatırız. Eğitim çalışanlarının bu konudaki endişelerini gidermek adına.

“Herkes işini yapsın”

Müdür ve Müdür yardımcılığı sözlü sınavı sonuçları açıklandı. Sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kayseri’de şu anda toplamda 400 Müdür, Müdür yardımcısı kadrosu var boş olan 1200 kişi çağırıldı. Türk Eğitim-Sen’e ait üyelerden 100’e yakını buna başvuru yaptı. Bu başvuruları sonuçlarına baktığımız zaman atanabilir puan alan müdür sayımız 3 müdür yardımcısı ile sayımız 5 gibi gözüküyor. Biz bunların rakamsal boyutunda değiliz.  Kaç kişinin atandığı değil samimi olarak liyakat ile mi atandandılar yoksa atanmadılar da bu sonuçları aldılar bunun endişesi içirişindeyiz. 2014 yılında atamalar yapılmıştı.  Bu atamalarda tek bir sendika %95’lik bir oranla bir atama yüzdesine ulaşmıştı. Bunu samimi olarak söylüyorum.  Bunun kabul görürlüğü neresindedir.  Tekrar söylüyorum devlet kurumları tek bir sendikaya ait değildir.  Hiçbir sendikaya ait değildi.  Devlet kurumları milletindir. Bu seneki sonuçlara baktığımız zaman ben istatistik olarak söylüyorum %10 civarında Türk Eğitim-Sen’le belki atanabilir. Bu bir endişedir. Sözlü sınavlar açıklandı. 3 Temmuz itibarı ile de itiraz süreci başladı. İl Milli Eğitim Müdürlüğüne başvuru yaptık.  Bu itiraza bizde sendika gözlemcisi olarak sendikalı olarak gözlemci olmak istedik.  Sebebi Türk Eğitim-Sen’in haklarını savunmak değil bütün çalışanların haklarını savunmak. Çünkü kulağımıza hiç hoş olmayan şeyler geliyor.  Artık bazıları açıkça söyleyeyim bazıları şu eski alışkanlıklarını bıraksın ülkemiz farklı bir döneme girdi artık benim olsun hep benim olsun anlayışını bırakmalıyız. Bırakalım devletin kurumlarında çalışan insanların gerçekten işini yapsınlar.

“Kendilerini devlet üzerinde görüyorlar”

Sendikalar bürokrasi üzerinde etkili mi?

Şimdi maalesef bazı sendikalar kendilerini devletin kurumlarının üzerinde görüyorlar.  Evet,  bürokrasinin üzerinde etkili olduğunu düşünüyor musunuz evet etkili olmaması gerekirken etkili olduklarını zannediyorlar.  Devlet hiçbir zaman böyle bir şeye müsaade etmez, etmemelidir de.   Ancak maalesef sendikalar hak arama organı iken mücadele verme kuruluşları iken haksızlık yapma kuruluşlarına dönüşmeye başladılar. Türk Eğitim Sen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sahibi değildir, Türkiye Cumhuriyeti Devletine bağlı ve Türk milletinin değerlerine sahip bir sendikadır ve milletini sever. Kimse üstüne alınmasın diğer sendikalar da Türk milletini sever ben kendi sendikamızın bakış açısını söyledim. Onlarda benimle aynı fikirdeyseler ne mutlu bizlere.

24 Haziran seçimleriyle ilgili olarak ne söylemek isterseniz?

Seçilen bütün vekillere başarılar diliyorum.  Memleketimize hayırlı olsun.  İnşallah ülkemize faydaları olur.  Bunun yanında Kayserimiz içerisinden size şunu söyleyeyim dikkatimi çeken seçim sonuçları içerisinde çalışmaları seyrettiğim, gözlemlediğim MHP bir fark yarattı.  Bu farkın çalışmalarını gördük. Hem de listesinde iki genç vekili Kayseri meclise gönderdi.  Gençlere yatırım yaptı.  Bunu iyi okumak lazım MHP’yi bu stratejisinden dolayı tebrik ediyorum. Çünkü geleceğimiz gençlerse listelerde böyle oluşturulmalı diye düşünüyorum. Bir eğitimci olarak gençlerimizin söz sahibi olması gerektiğini söylüyorum.  Genç bir ekip var Kayseri’de kendilerini tebrik ediyorum İl başkanından başlayarak bu teşkilatı bu seçime hazırladıkları için bundan da diğer vekillerimiz için eğitim ve öğretim noktasında hangi siyasi partiden olursa olsun eğitim için katkı sunmak isteyen bizlere destek olmak isteyen her vekile teşekkür ederiz. Temennimiz Milli Eğitim Bakanımızında eğitim kökenli olması. Adalet Bakanı bir hukukçudan seçilirken, bir Sağlık Bakanı sağlık çalışanı olurken neden Milli Eğitim Bakanımız eğitimci değil?

RÖPORTAJ: GÜLDEN ÇOKTAN

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.