ZİYA GÖKALP

Ziya Gökalp, Türk düşünce kültür ve siyaset tarihinin en önemli bilim insanlarından biridir. Aynı  zamanda Türkiye’ de sosyoloji biliminin kurucusudur. 1876 doğumlu olan Ziya Gökalp’ ten bahsetmek istiyorum bu hafta. Özellikle kıyıda köşede kalmış fikir ve felsefi düşüncelerine birlikte biraz göz atalım istiyorum. Ziya Gökalp’i daha yakından tanımak ya da hatırlayabilmek için birkaç eserini hatırlayalım; ‘Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak’ ve ‘Türkçülüğün esasları’ en bilinen eserleridir. Ziya Gökalp Osmanlının dağılma döneminde göze çarpan eserleri ve fikirleriyle dikkat çekmiş ve bu çalkantılı dönemde düşünceleri ortaya koymuştur. Gökalp düşüncelerini dönemde Milliyetçilik akımı üzerine oturtmuş ve o yönde bir felsefi fikir sistemi kurmuştur. O’nun Milliyetçilik anlayışı etnik temelli değil kültürel milliyetçiliktir. Batıdaki sosyoloji çalışmalarını incelemiş ve uzun süre sosyoloji bilimi kuramları ve düşüncelerini dönemin Türk toplumu açısından değerlendirmiş çeşitli çözümler ve millet geleceği için fikirler üretmiştir. Elbette bu düşünceler çok önemlidir. Dönemde bilimin ışığıyla bir çok toplumsal çalkantının doğru çıkış yollarını anlatmıştır. Eserleri de bu görüş ve fikirler hala ülkemizde kabul gördüğü gibi batılı ülkelerde de geçerliliğini sürdürmektedir. Dönemde ittihat ve terakki partisi safında yer alan Gökalp Türk dili açısından çeşitli çalışmalar yapmış  ve  ‘’Arı Türkçe’’ kavramını ortaya koymuştur. Ona göre Türkçe tüm yabancı kelimelerden arınmalı ve modern bir şekilde sade konuşulan ve yazılan Türk dili oluşturulmalıdır. Kültür ancak doğru bir lisanla aktarılabilir Gökalp’e göre…. Gökalp Türkçülükte kültürü vurgularken toplumda ortak paylaşılan gelenek görenek dil birliği, din birliği kavramlarını öne çıkarmıştır. Fakat ümmetçiliğe her zaman karşı çıkmıştır. Dinin kültür olarak paylaşılması ile ümmet kavramının birbirinden ayrılması gerektiğini sıklıkla savunmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı gibi birçok kurumun kurulmasında Ziya Gökalp’in etkileri çok fazladır. O’nun düşünceleri Atatürk ile bir çok yönden paralellik gösterir. Özellikle ırk milliyetçiliğine karşı duruşu ve kültüre verdiği önem buna bir örnektir. Uzun yıllar bu kadar araştırma ve çalışmalar yaptıktan sonra Genç Kalemler dergisinde yayınlanan Turan şiiriyle fikirlerini ayan beyan ortaya koyar. Diğer bir önemli felsefi sosyolojik düşüncesine bakacak olursak medeniyet ve hars ayrımı üzerine düşünceleri önemlidir; hars yani kültür ona göre milli, medeniyet ise evrenseldir yani, harsın önemine vurgu yapmıştır. Bir toplumun ortak paylaşılan bir kültürü olmadığı sürece kaybolup gideceğini  yok olacağını vurgular.  Oysa medeniyetler var olacak fakat ortada millet kalmayacaktır. Son olarak Ziya Gökalp Türkçülüğün esasları kitabında Türk milliyetçiliği adına bütün fikir ve düşüncelerini yazmıştır. Gökalp düşüncelerinden Mustafa Kemal Atatürk’ün de büyük ölçüde etkilendiği ve yaptığı devrimlerde ve Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasında perde arkasındaki entelektüel güçlerden birisi olduğunu söylemek mümkündür…

SOSYOLOG -AİLE DANIŞMANI;SEBİHA ERGÜN

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.