Sosyolog Aile Danışmanı DİLEK ALBAYRAK yazıyor.. KİME KIZIYORUM!

 

Değerli okurlarım …. Zaman zaman benim de
yaşadığım yapmamamız gereken bir durumdan
bahsedeceğim bu hafta.
Biz kime kızıyoruz? Biz en çok kimlerle tartışıyoruz?
Kimlere tehditte bulunuyoruz? Kime haykırıyoruz?
Kime “ yeter artık! “ diyoruz? Kime
‘ beni anlamıyorsun!’ diye serzenişte bulunuyoruz?
Tabi ki çocuklarımıza….
Aslında muhatabımız onlar mı değil. Muhatabımız
eşimiz, annemiz, babamız, müdürümüz,
amirimiz, kardeşimiz, komşumuz….Aslında
onlar da değil KENDİMİZ. Çözümleyemediğimiz
sorunlarımız, bir türlü etkisinden kurtulamadığımız
iz bırakan anılarımız, korkularımız,
hayal kırıklıklarımız, aşamadığımız komplekslerimiz,
bizi bir adım bile öteye götürmeyen sınırlayıcı
inançlarımız, söyleyemediklerimiz,
kendimize bile itiraf edemediklerimiz. Aslında
bütün çatışmamız içimizdeki kendimizle…
Kendimizi iyi fark edip , beğenmediğimiz yanlarımızı
kendimize haykırıp, bir nevi kabullenip ,
üzerinde değişiklik yapmaya çalışmazsak , beğendiğimiz
yanlarımızı daha işlevsel hale getirmek
için uğraşmazsak kendimizle barışamayız.
Ve sonrasında ‘ bana böyle davranmamalıydı,
beni önemsemiyor, beni adam yerine koymuyor!’
gibi cümleleri bolca kullanır akabinde de
evladımızın en küçük yanlış hareketinde muhatabımıza
söyleyeceğimiz bütün lafları evladımıza
sayarız. ‘ Sen beni nasıl ciddiye almazsın. Dediğimi
duymadın mı?. Zaten kimse dediğimi duymuyor.
Yeter artık beni dinleyeceksin!’
Niye dinleyecek ? Bütün dinlemeyenlerin yerine!
Niye önemseyecek anne- babasını ? Bütün
önemsemeyenlerin yerine!
Çünkü iş yerinde müdür önemsemedi, gereken
değeri ona vermedi, annesi küçükken hep azarladı,
dövdü , öğretmeni tokat attı, babası onu hiç
dinlemedi. Ee yeter artık çocuk da mı beni dinlemeyecek
hem de benden olan, benim büyüttüğüm…
Ne yazık ki içimizden geçen tam anlamı ile bu
cümleler…Ve bu iç seslerimiz içimizde ne kadar
çok konuşuyorsa o kadar çocuğa davranış şeklimiz
kötü oluyor. Tabii çocuğumuzun bizi dinlemesi
lazım fakat bu şekilde düşünerek
çocuğumuza kötü davranıyoruz. Daha doğrusu
biz böyle davrandığımız için çocuğumuz hırçınlaşıyor.
Peki ne yapmalı?… Her şey fark edişle başlar. İlk
önce bu durumu fark etmeniz sizin bundan sonraki
olaylarda çocuğunuza ve özellikle kendinize
bakış açınızı değiştirecek. Artık çocuğunuza
neden bu kadar sert davrandığınızı biliyorsunuz.
Aslında ona müdahele ederken en çok kendinize
öfkeleniyorsunuz. Ve önceden sorun yaşadığınız
kişiye… Öfkelenmek yerine ; mesela
çocuk odasını mı toplamadı, bu hareketi size yapılmış
bir saygısızlık , adam yerine koymama
gibi değil de , çocuğunuz yaptığı bir sorumsuzluk
olarak düşünebilirsiniz. Ve çocuğunuzun kişiliğine
saldırmadan ‘ sen ne dağınık ,sorumsuz
birisin ‘ gibi.. Birisin – le biten her cümle kişiliğe
saldırıdır ve karşıdaki kişiyi çok fena tahrip eder.
Akabinde karşı gelmeye iter. Bunun yerine
‘ odan çok dağınık ve toplamanı bekliyorum’
gibi bir cümle kurabilirsiniz. Dikkatinizi çekerim
sadece durumu anlattım herhangi bir karşı tarafı
rencide edici bir cümle kullanmadım. Sadece
davranışını ona anlattım, ardından da ne yapması
gerektiğini.
Eğer çocuğunuz söyleminize rağmen yapmamışsa
, ‘ üzgünüm odanı toplamadığın için seninle
yapacağımız bu etkinliği iptal etmek zorundayım.
Sana 10 dk süre veriyorum . 10 dk
içinde toplamazsan etkinlik iptal.
Toplamadığı taktirde gerçekten her ne etkinlikse
iptal edeceksiniz. Ama en yakın arkadaşının
doğum günüydü, götürmem lazımdı, ama çok
ağladı, ama günümü mahvetti.
O zaman odanın dağınık olmasına katlanacaksınız.
Çocuğa da kendinizde halledemediğiniz
problemlerden dolayı baskı yapmayacaksınız.
Değerli dostlarım, hayat annelerimizin bizi büyütürken
ki hayat değil. Onların da sıkıntıları
varmış fakat bizim şu an karşılaştığımız sıkıntılar
değil. Devir değişti, çocuk yetiştirmek çok zorlaştı.
Attığımız her adıma çok dikkat etmek gerekiyor.
Bugün farklı duygularla bağırdığınız
çocuk yarın çok acımasızca 10 katı karşılığını veriyor.
Dünya üzerindeki bir çocuk ve bir annebabanın
farkındalığını arttırmak , dolayısıyla o
çocuğu kurtarmak demek emin olun onun çevresindeki
10 çocuğun kurtulması demektir. Lütfen
duyarlı olalım. Babalar için de söylüyorum
ama her zaman için
‘ KADIN DEĞİŞİRSE DÜNYA DEĞİŞİR!’
MUTLU KALIN….
DİLEK ALBAYRAK
SOSYOLOG AİLE DANIŞMANI
GSM:0533 342 85 51

dilek

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla