Mezheplerin (görüşleri) her birisi abdesti bozan değişik görüşleri kabul ederler. Buda bize gösteriyor ki, (daha doğrusu) sonradan daha değişik görüşler vazgeçilmez hale getirilmiştir. Önceleri böyle katı kural kabul edilmiyordu. Kimine göre kan çıkması, kimine göre köpeğe dokunulması abdesti bozar. Bir insan Kur’an’ın beyanına göre ya abdestlidir veya değildir. Esasen Kur’an şunu açıklıyor. Namaza kalkacağınız zaman (namaz kılacağınız zaman) abdest alın diyor. İşin azimet (zorunlu olanı) olanı budur. Diğer şekilde bir insanın abdestini bozmadığı sürece birden fazla (çok) vakitlerde namazını kılar, bu da ruhsattır. Kişi abdesti almakla azimet zorunlu olanı yapmış, abdestini bozmadığı sürece de ruhsatı (serbestliği yani isterse bunu yapabileceği kolaylığı) kullanır.

Azimet: İnsanların zorunlu olarak yaptıkları ve yapa-

cakları şart olan dini emirlerdir. Azimette özür söz konusu olmaz, illa ki yapılması gerekli iştir.

Ruhsat: İnsanların özürlerine dayanılarak, kendilerine verilen bir kolaylık ve müsaadedir. Yolculuk halinderki insanın orucu tutmayabileceği ve normal şartlarda tutacağı gibi.

Hz. Peygamber’imizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir. “Allah Azimet’lerinin uygulanmasını istediği gibi ruhsatlarının uygulanmasını da istemektedir. Sizin dininizin en hayırlısı, en kolay olanıdır.” (İbni Hanbel 5/479)

Kadınlar özel hallerinde hastadırlar, yani özürlü-dürler, ellerinde olmayan bir özürle karşı karşıyadırlar. İsterlerse ruhsatı kullanıp oruç tutmaz sonra tutarlar, namazlarını da isterlerse kılarlar, çünkü özür sahibidirler. Allah’ın kullarına lütfettiği ruhsat ve kolaylığı kulların elinden almakla hayırlı bir iş yapmış olmayız. Tutamaz, kılamaz demenin yerine onların ruhsal şartlarını kendilerine bırakın, isterse yapsın, namazını kılsın, orucunu tutsun.

Kadınlar özürlü günlerinde tutmadıkları oruçları tutmakta zahmet çekiyorlar. Bazen de ertesi seneye kalıyor, birikiyor. Esasen Ramazan orucu toplumsal bir ibadettir. Bütün ev halkı, çevre mahalle insanı oruç tutuyor. Onların içinde yemek veya çocuklara kötü örnek olmak açısından da böyle. Hayızlı özürlü kadınların bu çağda korunmaları çok daha kolaylaştı., koruyucu bezler gibi kolaylıklar var. Dinin hiçbir emir ve yasağı hayatı boğmak ve insanı zora çıkmaza sokmak için gerekçe yapılamaz.

“Eğer bilirseniz güçlüğüne rağmen oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” (2/Bakara 184)

“Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı tazim etmeniz ve şükretmeniz içindir.” (2/Bakara 185)

Bu ayetlere bakılırsa, zorluğa ve güçlüğe rağmen oruç tutulursa oruç tutanlar için daha hayırlı olacağı açıklanıyor. Fakat buna rağmen Allah kolaylığı istiyor, zorluğu istemiyor. İnsan o günkü şartlara göre hareket edecektir. Bu oruç içindir. Namazın geriye bırakılması ve kazası söz konusu değildir.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla