36 ŞEHİT!!

Rabbim mekanlarını cennet eylesin. 36 şehidimizi kalbimize gömdük de nasıl sığdırdık aklım almıyor. Lakin giden gitti. Bize de ardından rezalet görüntüler kaldı.

Gördünüz illa ki 21 ilimizde 36 Şehidimizi son yolculuklarına uğurlarken cenaze törenlerine katılan halkı. Binlerce insan katıldı. Gözyaşları sel oldu aktı (!) Ama nasıl oluyorsa güya şehit ailesinin acısına ortak olmaya gelen halkın 1 tanesinin bile elinden telefonu düşmedi. Ben çok merak ediyorum.

Neyi çektiniz cidden? Annesinin şehit oğlunun tabutuna sarılırken ne hissettiğini çekebildiniz mi mesela? Kız kardeşinin abisinin üniformasını giyip tabutuna bakarkenki öfkesini, kinini, nefretini çekebildiniz mi? Babasının “Vatan sağolsun, ben şehit babasıyım” derkenki içinin yangınını çekebildiniz mi? Ya da ne bileyim, yavrusunun “Bak bu benim babam” diyip tabutu gösterdiğinde sahiden babasının şehit olduğunun ve de bir daha hayat boyu asla yanında olamayacağının farkında olup olmadığını çekebildiniz mi? Neyi çektiniz sahiden? Soruyorum, acının resmi olur mu?

Benim aklım da, mantığım da, yüreğim de, midem de almıyor, kabullenemiyorum bu görüntüleri ..

 

“Ben de kürküm de çok üzgünüz(!)”

 

Diğer taraftan yine şehit cenazesine katılan bir milletvekili. Şehit annesine sarılıp samimiyetsiz bir yüz ifadesiyle poz veren (hayatımda gördüğüm en iğrenç fotoğraf), o milletvekilinden bahsediyorum. Hadi diyorum o bir anlık bir şeyler oluverdi yanlış anlaşılabilir diyip içimi rahatlatmak istiyorum fakat olmuyor. Mevlana’nın “Nice insanlar gördüm üzerinde elbisesi yok, nice elbiseler gördüm içlerinde insan yok.” sözlerinin vücut bulmuş hali.

Sen, Milletin Vekili! Nasıl için attı da cenazede saflara karışıp poz! verebildin. Nasıl elin gitti de eline-yüzüne o boyaları sürebildin, nasıl keyfin yetti de o beyaz kürklü mantoyu giyebildin? Ya da nasıl saçını maşaladın mesela? Kimse demedi mi “Senin o süslenip püslenip poz vermeye gittiğin yer ŞEHİD OCAĞI..” diye.

Yüzünde acıdan zerre yok!

Senin pozun da batsın, senin şovun da batsın, senin fotoğrafın da batsın, düğüne gelir gibi geldiğin havan da batsın! Senin insanlığın batsın!!!

Ne güzel söylemiş Yunus Emre; Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep, Dediler ilim geride, illa edep illa edep”

Vay halimizeki onca şehidimiz var da yine de biri espri yapıp güler, diğeri geç kaldı diye şehidimize bir cenaze namazı daha kıldırır, biri resim çektirmek için kılıktan kılığa girer, halk desen her biri elinde telefon video, resim çeker. Utanılacak o kadar çok şey var ki hangi birine üzüleyim bilemedim.

İyisi mi “Kopsun kıyamet, vallahi dünya batsın.”

#selmakösedağ

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla