Yusuf 40: “Allah’ı bırakıp da taptıklarınız sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm sadece Allah’a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”

Necim 19. 20. 23:  “Gördün mü o Lat ve Uzzayı ve üçüncüleri olan ötekini Menatı. Bunlar putlar, sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. Hâlbuki kendilerine Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.” İslam âlimleri peygamberler gibi doğruluk ve masumiyetlerini belgeleyecek (kanıtlayacak) her hangi bir delile sahip değillerdir.

Bunların insanlar içinde bulunan veli, evliya din büyüğü oldukları açıklanıyor ve onlardan yardım, medet, kurtarıcılık, aracılık istendiğini bunun da doğru olmadığı ve şirk olduğu belirtiliyor.

Ali İmran 64: “Resulüm de ki Ey ehli kitap sizinle bizim aramızdaki müşterek olan bir söze geliniz. Allah’tan başkasına kulluk yapmayalım, tapmayalım. Ona hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar yüz çevirirlerse işte o zaman şahit olun ki Müslümanlarız deyiniz.”

Ali İmran 80: “Ve size melekleri ve Peygamber’leri ilahlar edinin diye de emretmez, siz Müslüman olduktan

sonra hiç size küfrü ve inkarı emreder mi?”

Yüce Rabbimiz bir de din adamlarını ve ilim adamlarını büyükleri uyarıyor ve şöyle buyuruyor.

Maide 63: “Din adamları ve âlimleri onları günah olan sözleri söylemekten ve haram yemekten menetselerdi ya işledikleri işler ne kötüdür.”

Enam 19: “Bu Kur’an bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu. Yoksa siz Allah ile beraber başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz. Deki ben buna şahitlik etmem. O ancak yalnız bir tek Allah’tır. Ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden kesinlikle uzağım de.”

Enam 56: “De ki Allah’ın dışında gayrinde taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi. Deki ben sizin arzularınıza uymam aksi halde, sapıtırım da hidayete erenlerden olmam.”

Enam 116: “Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan seni sizi Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tabi olmaz ve yalandan başka sözde söylemezler.”

Yüce Rabbimiz geçmiş milletlerin ve insanların düştüğü hataları günahları, şirkleri, inkârları açıklıyor, uygun olmayan fiil ve davranışları kötüleyip ey iman eden kullarım sizler de onlar gibi olmayın, onların düştüğü hatalara düşmeyin diye Allah’ımız hem de Hz. Peygamber’imizin dilinden bizleri uyarıp ikaz ediyor. Ne Peygamber’leri, ne melekleri, ne bilgin, âlim, hoca, şeyh, veli yi ortak, aracı, kurtarıcı olarak seçip, şirk koşmayın diyor. Hz. Peygamber’den şöyle dediği rivayet edililiyor. “Din adamlarının serbest bıraktıkla-rını helal, haram dediklerini de haram görmek onları rableştirmektir.” –Tirmizi  Tefsürül Kur’an 9-

Tevbe 31: “Yahudiler Allah’ı bırakıp hahamlarını, Hıristiyanlarda rahiplerini ve Meryemoğlu İsa’yı rabler edindiler. Hâlbuki onlara yalnız ve ancak tek Allah’a kulluk etmeleri emrolundu. Ondan başka tanrı yoktur. O bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır.”

Aracıların kurtarıcıların ve diğer nesnel varlık-ların yani ortak koştukları tüm şeylerin işe yaramaya-cağını da haber veriyor.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla