ELİ OLAN YAZIYOR

Hani bir tabir vardı ağzı olan konuşuyor diye.
Şimdi de kelimenin tam manasıyla eli olan yazıyor.
İşin ehli erbabı mesleği yazarlık çizerlik olanlar
yazmayınca eline bir cep telefonu geçiren bilgisayarın
başına geçen herkes yazmaya ahkam
kesmeye başladı.
Elbette her vatandaşın özgür düşüncesini
dile getirmek hakkıdır ama yazmaya başlayınca
aklına eseni de yazmak yazarlık falan değil.
Önce olup bitenleri gözlemek tahlil etmek ve
birde bazı şeyleri bilmek gerekir.
Herkes mesleği olmayan işleri yapmaya kalkarsa
tıpkı sosyal medya denilen ucube sistemde
olduğu gibi kimin ne dediği ne yaptığı bilersiz
hale gelir.
Ben şahsen acizane bu mesleğin okulunu
okudum 40 yılı aşkın zamandan beri de bir fiil
gazetecilik yapıyorum. Yıllardan beri de makale
ve taşlama şeklinde şiirler yazmaktayım. Bir
süreden beri batı okurları meslektaşlarımın ve
tanıdıklarımın isteği üzerine günlük olayları dile
getiren zaman zaman eleştiren zaman zaman da
takdir eden şiirler yazıyorum.
Ben şiirlerimde de günlük olayları ve eylemleri
his ve düşüncelerimi dile getirmekteyim bu şiirlerinde
beğeni ile okunduğunu herkes biliyor.
Bunun için lüzum gördüğüm zamanda düz
yazı yani makaleler yazıyorum.
İşte o yazılardan birisini de bugün yazıyorum.
Aslında siyaset bilimi bir bilim dalıdır ve insanların
bu konuları bilerek ve görerek yaşayarak
yazması çizmesi gerekir.
Kimin ne olduğunu, kimin ne yaptığını bilemezseniz
sizinde bir öneriniz ve öngörünüz olmazsa
siyaset konusunda yazıp konuşmak kimseye
bir yarar sağlamaz.
Bu gün burada kimseyi yermeden eleştirmeden
üzmeden gördüğüm siyasi gelişmeleri ve
olması gerekenleri dile getireceğim.
Bir defa her insanın bir bakış ve görüş açısı
vardır. Bu zaman içersinde görme ve duyma eksikliğine
dönüşür. Bakar ama baktığı yerde olan
şeyleri göremez işte bunun için bir insanı sürekli
aynı yere baktırmamak gerekir. Baktığı zaman
yeni şöyler görecek insanları işbaşına getirmek
gerekir.
Benim bir siyasi partinin iç işlerine karışmak
gibi bir niyetim de yok ama gördüklerimi veya
olması gerekenleri yazmaya çalışacağım.
Geçmişte bazı yöneticiler bulundukları yerlerde
durması gereken süreden çok fazla durdular
bunun için de bazı şeyleri eksik ve yanlış
yapmak gibi bir hataya düştüler. Bazıları bırakıp
gitse de bıraktıkları yanlış işler hala duruyor.
Bazı yöneticileri de durması gereken süreden
az iş başında durdurarak yapması gerekenleri
yapmadan gitmesini sağladılar.
Şayet yapılacak yerel seçimlerde henüz 3,5 yıl
gibi bir zamandan beri Büyükşehir Belediye Başkanlığı
görevini yapan ve bu kısa sürede gözle
görülür doğru hizmetler yapan Büyükşehir Belediye
Başkanı Mustafa Çelik yeniden aday gösterilmezse
Kayseri’ye yazık edilmiş olur.
Çünkü geçmişte yapılan katlı kavşaklar ve
köprülü kavşaklarla Çelik Başkanın yaptığı katlı
kavşakları kıyaslayacak olursanız bunun kolayca
görebilirsiniz.
Önce yapılan bazı köprülü kavşaklar kelimenin
tam anlamıyla bir mühendislik faciası. Ama
Çelik başkanın yaptığı katlı kavşaklar ve yollar
da bir mühendislik harikası.
Ben hep şunu diyorum bilgisayar çağında
bilgisayarı kullanmayı bilmeyen plan ve projelerini
bilgisayara göre üretemeyen ve (T) cetveli ile
okuyup mühendis olan bir insandan bugünkü
yaptıklarının dışında bir şey yapmasını bekleyemezsiniz.
İşte bunun için aynı gaye ile yapılan iki hizmet
arasında dağlar kadar fark var ve kullanış bakımından
görüntü kirliği bakımından Kayseri’nin
çehresine büyük zarar vermiş durumda.
Gerçi geçmiş zamanda hizmet yapanların
yaptıklarının hepsini yanlış demek de doğru
olmaz yaptıkları doru işler de var ama bu az olduğu
için yapılan yanlış işler daha çok göze çarpıyor.
Dilerim Ak Parti yöneticileri iyi ölçüp tartıp
o mesleği olmadan yazıp çizenlerin yazıp çizdiklerine
söylediklerine bakmadan doğru olanı yaparlarda
Mustafa Çelik i yeniden aday gösterirler
yarım kalan projelerini tamamlar Kayseri’de beklediği
hizmeti alma şansını yakalamış olur.

#rifataçıkgöz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla