Ülkemizde her yıl binlerce öğrenci mezun olmakta. Peki, bu
öğrencilerin yüzde kaçı sizce okuduğu bölümde çalışıyor. Ya
da yüzde kaçı meslek sahibi olabiliyor? Ya da Türkiye’deki
genç nüfusun yüzde kaçı işsiz? Buradan şu konuya varmak
istiyorum. Herkes üniversite okuyacak diye bir şey yok. Ya
da herkes üniversite okumayacak diye de bir şey yok. Önemli
olan okuduğu okuldan ne kadar bir verimle mezun olduğu.

Görüyoruz ki şuan üniversitelerde verilen eğitimler genellikle
akademik kalıyor. Sadece bir bölüm için bunları söylemiyorum…
Genellikle mezun olan öğrenciler reel hayatla karşı
karşıya geldikleri zaman çok büyük sıkıntılar yaşamakta. İnşaat
Mühendisliği bölümü mezunu genç, işe girdiği zaman
akademik bilgileriyle sınırlı kalıyor. Adam hayatında sadece
üç kez gelmiş inşaat alanına. Ve ne oluyor biliyor musunuz,
orada çalışan alaylı kesim mektepli mühendise saygı duymuyor
çünkü bakıyor ki mühendis bir şey bilmiyor aslında. Yine
ziraat mühendisliği bölümü mezunu gençlerde hayatında
tarla bahçe görmemiş. Sadece okullarda ara sıra gittikleri hobi
bahçeleri hariç. Birisi bu konuyla ilgili olarak, ziraat fakültelerinin
durumu bu şekildeyken siz nasıl bu ülkenin tarımının
yükselmesini bekliyorsunuz?
Şimdi yetkililerimiz çıkıp işte şu kadar üniversite yaptık. Şu
kadar bunu yaptık. Peki, bu eğitim sisteminin iyi olduğunu
mu gösterir. Okullardaki hocalar zaten kendi haline bırakılmış.
Herkes birilerinin torpili ile gelmiş oturmuş. İki kitap,
makale okuyup öğrencileri sınav yapıp sonrasında mezun
edip ya da paralı yaz okullarına bırakmak değil. Bence, her
kurumda olduğu gibi üniversite kadrolarında da bozulmalar
meydana geldi.
Diplomalı mezunlar değil de meslekli, deneyimli mezunlar
yetiştirelim. Zaten çoğu fakültelerin adı değiştirilip POMEM
olmalı. Zira üniversitelerden mezun olup iş bulmayan gençlerimiz
polis olmakta.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla